romanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
romanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2016 Salı

Another training, another story!



Hello!

Check the latest article written by our volunteer Claudia from Italy! 

-----------------





- Is your project visible? Is your project relevant to other people? Is your project creating an impact?..
- Do you have any answer to these questions?




Trex-EVS Volunteers attended ISYEC in Kayseri!


Hello!

Our amazing volunteers Ionela-Daniela from Romania and Claudia from Italy recently attended the ISYEC symposium in kaysery Turkey. 

They returned with a lot of experience, information and wonderful visual memories!

We leave you with the article written by Ionela-Daniela, so called Dana. Enjoy!

------------------

International Symposium on Youth Employment Challenges 



Kayseri. 18th- 20th of May 2016


Hello, my dears!

My name is Dana, I am the new volunteer of TREX EVS for the next 7 months. J
It is is a big pleasure to be here in Turkey as I love this country. I have many beautiful memories in Turkey and when I saw the call for the EVS project called AGORA in Izmir, I applied without any doubts and here I am.
Already passed 2 weeks since I am here and I have had a lot of fun. Being welcomed by my gorgeous colleague Claudia involved also in the project, everything was much easier and I feel already that this is my second home.





14 Aralık 2014 Pazar

Vote for Diversity -IV-

Romanya… Avrupa’daki en büyük azınlık gruplarındanRomanlar’ın en yoğun bulunduğu ülkelerden biri  olarak yer etti zihnimde hep. Proje dolayısıyla ülkenin Transilvanya bölgesine yaptığım ziyaretten sonra ise bölgede %90 oranındaki nüfuslarıyla Romanya’da azınlık konumunda olan Macarlar’ı dinleme şansı yakaladım. Tıpkı azınlıkların var oluş mücadelesi verdiği diğer tüm ülkeler gibi, tüm güzelliğine ve dinginliğine karşın insanların ait oldukları değerleri koruma telaşıyla huzursuz bir yaşam sürdükleri bir yer burası. Atina Demokrasisi’ninfarklılıkları muhafaza ederek var olmaya devam edebildiği gerçeğini göz önüne alırsak, demokrasi projelerinin bu sancılı ülkelerde hayata geçirilmesinin önemi de ortada. Bu yüzden bu projede değerli bir şey yaptığımızdan emindim ve Romanya’da geçirdiğim 1 hafta benim için çok anlamlıydı.

İrem Nur Yıldız


19 Kasım 2014 Çarşamba

KENDİNİ KEŞFETME SANATI EVS

Merhaba,

İnsanın hayatında yaşadığı bazı zaman dilimleri adeta masallardan çalınmış gibidir. Dokununca etkisi geçecek yaşayınca büyüsü bozulacakmış gibi. İşte benim EVS ‘im hayatımın en güzel masalı oldu kim bilir belki de en güzel masalı olarak kalacaktır uzun dönem EVS ‘e kadar :)

12 Eylül 2014 Cuma

Benim Romanya Maceram



Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, o kadar özel ve unutulmaz bir deneyimdi ki yaşadıklarımı, öğrendiklerimi paylaşmamak büyük bencillik olurdu. Bu yüzden bu yazıyı sizler ile paylaşarak, uygun vaktiniz varken ve yaşınız geçmeden bu deneyimi yaşamanıza ön ayak olmak isteği ile hazırlık süreci ve organizasyon hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.

10 Temmuz 2014 Perşembe

Vote for Diversity - III- Çok Okuyan mı Bilir, Çok Gezen mi?

Gençler amma da çok yazmış demeyin , her biri üşenmedi yazdı bizi de mutlu ettiler:)
Daha önce paylaşmaya başladığımız yazıların devamı geliyor, size de okumak kalıyor, iyi okumalar...

ÇOK OKUYAN MI BİLİR ÇOK GEZEN Mİ BİLİR?

Bu sorunun cevabı her zaman tartışılır, bırakalım tartışılmaya devam edilsin. Ama biz okumaya devam edelim ama gezmekten de kendimizi mahrum etmeyelim. Çünkü çok gezen hiçbir zaman gördüğünü unutmaz.

Benim için de Romanya deneyimi böyle oldu. Şimdi anlıyorum ki Hagi sayesinde Romanya’yı ne kadar araştırmış olsam da bu proje sayesinde anladım ki Romanya hakkında bilmediğim çok şey varmış, Romanya’yı sadece Bükreş’ten ibaret olduğunu sananlar(benim sandığım gibi), çok büyük yanılgıya düşer. Görmek gerek J

Romanya’da inanılmaz bir kültür yaşıyor. Rumenlerin yanı sıra, çok sayıda Roman ve tabi ki bu geziden sonra inanılmaz sempati duyduğum Macarlar. Bizim projemiz de Transilvanya bölgesinin küçük ama bir o kadar da güzel şehri Oderhei’de gerçekleşti. Bu bölgede çok yoğun bir Macar topluluğu yaşıyor, şehri onlar yönetiyor, kendi dillerini serbestçe kullanıyorlar. Tüm sokakların Romence ile beraber Macarca da ismi var. Şehirde iki resmi dil var ve insanların birçoğu da İngilizce konuşabiliyor. Bu kültür zenginliğinin yanında inanılmaz bir şekilde korunmuş tarihi yapılar ve doğal alanlar ile Transilvanya bölgesi Romanya’nın gözbebeği, ayrıca tüm balkanların ortak mirası olan tanıdık yemekleri de burada tatmak ayrı bir keyif verdi.

Gelelim Projemize, “Vote for Diversity”

Projemiz Bükreş’ten alınıp kalacağımız küçük otelimize gelmemizle başladı, gerçekten iyi bir planlama ve dolu bir program ile 1 haftalık süreçte bilgi hazinemize birçok değer kattığımıza inanıyorum. Rusya-Ukrayna krizi, Türkiye’nin AB üyelik Süreci, AB Parlemento seçimleri simülasyonları, Şehri tanımak adına yapılan oyunlar, komşu şehir gezileri gibi birçok aktivite gerçekleştirildi. Projemizi hazırlayanlar gerçekten çok iyi hazırlanmışlar ve bize karşı çok güler yüzlüydüler. Ayrıca çok sabırlı olduklarını söylemeden edemeyeceğim. Neredeyse her aktiviteye geç kalmamıza rağmen yüzlerindeki tebessüm hiç eksik olmadı. Kısacası dolu dolu ve harika anılarla hatırlanacak bir hafta. Bu 1 haftanın nasıl geçtiğini sanırım kimse anlamadı, havalimanından ülkemize dönerken herkesin gözlerinde birer damla yaş olduğuna bizzat şahidim.

Bununla beraber proje kapsamında yaptığımız her toplantıda gruplara ayrılarak, grup arkadaşlarımızla araştırmalar yaptık ve görüşlerimizi tartışma ortamında savunduk. Ama bunları yaparken kesinlikle hiç sıkılmadık. Neredeyse her toplantımızda güldük, eğlendik ama eğlenirken de çok şeyler öğrendik. Bu proje sayesinde farklılıkları tanımayı, anlamayı öğrendik. Ülkemin güzel şehirlerinden gelen hepsi birbirinden mükemmel 11 tane yeni arkadaşım oldu. Farklı ülkelerden gelen dünya tatlısı insanlarla tanıştık. Birbirimizle yemeğimizi, odamızı paylaştık. Ve bana göre en önemlisi de çok güzel ve kalıcı arkadaşlıklar kazandık.


Herkesin hayatında en az bir kere yapmasını dilediğim, ülkemiz gençlerinin, farklı dünyalar ve farklı kültürler keşfetmesinde belki de en iyi yol olacak ve bu sayede de ülkemizin de iyi bir şekilde tanıtımının yapılmasını sağlayacak, kendimizi dünyaya ifade edebilmek için çok güzel bir fırsat sunacak olan bu projelere yoğun bir şekilde katılım olmasını diliyorum ve şuna gönülden inanıyorum. Çok Gezen Bilir. Sevgi ve saygılarımla.


                                                                             Ertuğ Görkem VAROL

                                                                              Nisan 2014-Romanya
                                                                                                         



25 Haziran 2014 Çarşamba

Vote For Diversity -II-

Arkadaşlarımızın Romanya maceralarını paylaşmaya devam ediyoruz; bu hikaye de Can'dan gelsin:)

ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK HAYATTIR

                         
Zamanında Dracula’nın da ev sahipliğini yaptığı, şatolarla, tarihi kiliselerle ve efsanelerle dolu yemyeşil bir coğrafya hayal edin. İçinde efsanelerdeki kahramanları aratmayacak denli güleryüzlü, sıcakkanlı Macar bir topluluk. Hem de Balkanlarda! Orası neresi mi? Ülkemize bir saat uzaklıkta bulunan Romanya! Tabi ki onun da güzel şehri Odorhei; haydi gelin size biraz da projemizden bahsedelim.

5 Haziran 2014 Perşembe

Vote For Diversity- Part I


Bu sefer daha önce denemediğimiz bir yöntem deneyelim dedik.
22-29 Nisan 2014 tarihleri arasında Romanya' da gerçekleştirilen bir demokrasi gençlik projesine derneğimizi temsilen 12 genç arkadaş katıldı; daha önceki deneyimlerimizden biliriz aslında katılımcılardan blog için yazı yazmalarını istemek zordur , bu sefer bir mucize yaşadık 12 arkadaşımız da blog için bu projeye istinaden bir şeyler yazdılar:) Sizleri yormadan gün gün yayınlayacağız.Bize paylaşmak size de okumak kaldı; Emeği geçen arkadaşlarmızın ellerinize sağlık:)

12 Mart 2014 Çarşamba

SMILE :) Strategies and Methodologies for Illiteracy Eradication


Yeni bir proje yeni bir heyecan;





Bu projeden önce 2 defa Eylem 1.1 Gençlik değişimlerine katılmıştım. Hayatımda geçirdiğim en güzel günlerdi diyebilirim. Bu seferki ise yetişkin eğitimi programı olan ‘’Grundtvig’’ di. Tek Türk olarak orada bulunacaktım ve ülkemi en iyi şekildi temsil etmem gerekiyordu. Tek olmanın verdiği bir tedirginlik yok değildi. Fakat benim için çok iyi bir tecrübe olacaktı. İstanbul’un yumuşak havasından Bükreş’in o buz gibi havasına inmek var ya işte o tarif edilemez.

30 Temmuz 2013 Salı

Romanya; Hoş bir sada...

Bükreşe iner inmez....
İzmir Haziran sıcak bir gününden..
Bükreşin Fırtınalı yağmurlu bir gününe...
  
Heyecanlı,ürpertici,ilginç,garip,tatlı... Hangi sıfatları kullansa bilemiyor insan. Yurtiçinde bile görmediğim bir şehre gittiğim zaman garip hisler içerisine giren ben bambaşka bir ülkede;bambaşka bir dilin konuşulduğu,insanların başka şekillerde kızdığı,bambaşka yaşadığı..

            Havaalanında ilk tanıştığımız grup İzlanda. İlk önyargılar; farklı kıyafetlerin,farklı konuşma tarzlarının getirdiği... daha sonra nereden bilebilirdim ki en çok paylaşım yapacağım,vakit geçireceğim,özleyeceğim grubun İzlanda grubu olacağını..Belkide sırf bu tecrübem bile önyargılarıma ciddi darbe vurdu.





9 Nisan 2013 Salı

How is a regular day of a volunteer?

Romanya'da AGH projesinde bulunan  Hakan Nur'un blog sayfasından;

l am really not in the mood to write something.And it is really hard to write something good if you re not in the mood.That’s why l couldn't write anything at that week, but l can talk about a regular day of a volunteer; for example me!

26 Mart 2013 Salı

Volunteering, Stories of Life and Music

Romanya'da AGH projesine devam eden Furkan Arısoy'un blog sayfasına denk geldik geçenlerde. Daha doğrusu Furkan bir yazısını facebook sayfamizda bizlerle paylaşınca takipçisi olmaya başladık :) Furkan blog sayfasında yer yer AGH projesi ve gönüllülük yer yer hayat ve müziğe dair izlenimlerini ve düşüncelerini okurlarıyla paylaşıyor. Furkan'ın Haziran 2012'de AGH projesi hemen hemen yeni başladığındaki izlenimlerini sizlerle paylaşmak istedik.



20 Mart 2013 Çarşamba

Üç harfin kaynaşmış en yumiyum hali : AGH



Her şey bir Umut Sarıkaya hikayesi tadında başlamıştı aslında. Üniversite mezuniyetimden sonra illa ki yurdun dışına bi yere çıkacaktım; mümkünse geri dönmesem de olurdu. Bu kararlılıkla AGH'ye başvuru sürecim başladı. 2011 yazında mezun olur olmaz gidebilmeye o kadar şartlandırmıştım ki kendimi, günde 5-6 saatimi bilgisayar başında proje arayarak geçirmeye adamıştım. Hayatımda uğruna bu kadar azimle çalıştığım başka bir şey bilmiyorum. Bu yıpratıcı durum 3-4 ay sürdü. Ya güzel bi şehirde ve ülkede çok da ilgilenmediğim bir projeye dahil olacak -böylece gönüllülük zamanlarında oluşabilecek stresi atabileceğim bir ortam illa ki olur diye düşünüyordum- ya da yeri önemsemeden ekolojik bir proje bulacaktım. İkinci seçenek bir anda çıkıverdi karşıma ve başvurmamla beraber Romanya'nın Braila şehrindeki 10 aylık projeye kabul edilmem bir oldu.

6 Şubat 2013 Çarşamba

Romania Otostop Travel Part1-Iaşi

 Romanya’ya  geldiğim ilk  gün  arkadaşlarım beni otogardan  aldılar, Romanya ile ilgili ilk yazımda  bahsetmiştim bundan:) Odama yerleştim. Akşamında  gelişimi  kutlamak adına  bir klübe ( mystque club)  götürdüler  beni:)  Baia Mare…şimdiden  eğlenceli olmaya başladı, ilk  günden:)

Neyse ilk  günüm böyle geçti, eve  döndük, uyumaca derken  sabah  9'da  beni uyandırdılar, hadi  gidiyoruz ….Nereye yahu dedim, daha yeni geldik:))

-”Romanyayı gezeceğiz, çantanı  hazırla  5 dakikaya çıkacağız, bu arada çadırını da  al, kamp da yapacağız.” dediler:)) İyi  ,tamam dedim; ama nereye  gideceğimiz konusunda   bir  fikrim yoktu. Bir de otostop ile gideceğimiz söylediler…

Tabii tatile  çıkmadan önce ev arkadaşlarım benim de geleceğimi hesaba katarak gideceğimiz yerleri gösteren bir harita hazırlamışlar. İşte harita;




4 Ocak 2013 Cuma

Ne işim var elin Romanya’sında..

Çanakkale Koza Derneği'nin gönüllüsü Doğancan Çetin'in kaleminden Avrupa Gönüllü Hizmeti ve Romanya hakkında bilgiler. 

 





16 Aralık 2012 Pazar

Attila'nın Torunları


Merhabalar, Ben Semih SARI. Yazıma etkinlik öncesi Romanya gözlemlerimle ufak bir giriş yapmak isterim. Türkiye’den ilk defa yurt dışına çıkan birisi olarak Romanya’daki ilk gözlemim sokaklardaki kadın popülasyonu ve işliliği olması normal bir durum olsa gerek. Doğu Avrupa ülkerinde kadınların daha fazla çalıştığını ve sosyal hayatta daha fazla yer aldığını duymuş olsam da orada bunu gözlemlemek daha farklı bir duyguydu. Normal şartlarda bakkallarda, marketlerde, büfelerde yaşlı amcaların olduğu güzel Türkiye’min aksine orada tam tersine kadınlar çalışıyordu. Bükreş (Bucharest) şehir olarak geniş sokaklarından da anlaşılabileceği gibi Sovyet mimarisinin izlerini batı mimarisinden daha çok taşıyordu. Old City adını verdikleri tarihi bölge mimari açıdan bütünlük içindeydi ve gönüllü bir ekip  Uniri meydanından her gün saat 6’da kalkan 1-2 saatlik bir geziyle yabancılara rehber eşliğinde bölgeyi gezdiriyordu. Bölge içinde Osmanlı’dan izleri de rahatlıkla görebiliyorsunuz. Kervansaraylar ve Osmanlı’ya karşı savaşan başta Dracula olmak üzere çeşitli kişileri bu bölgede görüyoruz ve Osmanlı’ların terkine dair 12 çanını da rahatlıkla duyabiliyorduk.



3 Kasım 2012 Cumartesi

transilvanya'dan canlı yayın...

Transilvanya'da Avrupa'nın ortasında Romanya sınırları içinde ama Macarların ortasında 7 Türk azınlıkta kalırsa...diye başlayan bir fıkra anlatmak isterim sizlere:)

Ayın 24 ünde başladı yolculuğumuz ; İstanbul'dan Mikes  Kelemen'in doğduğu köye geldik.
Mikes Kelemen kim? 7 Türk ne işiniz var orda, küçücük bir köyde hem de on gün diye soracak olursanız haklısınız :)



17 Ağustos 2012 Cuma

Macera Başlıyor…Romania !!!

Romanya'da AGH projesine başlayan gönüllümüz Hakan Nur'un satırlarından. Ayrıca daha detaylı şekilde Hakan Nur'ın blog adresinden de takip edebilirsiniz http://webhakannur.wordpress.com


Romanya’dan  kucak dolusu  sevgiler,
Evime  yerleşeli bir  kaç  gün oldu.Yaklaşık  15  gündür  Romanydaim.Sizlere  ilk yazımda Romanya’ya  yolculuğundan ve ilk  izlenimlerimden bahsetmek istiyorum.Öncelikle  şunu  belirteyim,Romanya’ya  gönllülük projesi  ile  geldim ve  uzun  bir  dönem  buradayım.Bu  konuya daha  sonra değineceğim  gençler:)

9 Kasım 2009 Pazartesi

Oradea!


Entropi diye bi’ kavram var; Güçyitimi. Sistemler durdukları yerde güç kaybederler. Eskirler, yıpranırlar, dağılırlar, çürürler, bozulurlar. Yani değişmeye mahkumdurlar. Soru; ayak uydurmak mı, baş etmek mi?


Oradea’ya yolculuğum Bükreş garında kocaman bir bavulla 6 saat bekledikten sonra içine tıkıldığım ufacık tefecik bir vagonun içinde beş tane ingilizce bilmeyen Rumenle başladı ve tam tamına 12 saat sürdü!


Oradea’da güleryüzle karşılandım yalan değil ama sorun benim sinirden ağlıyor olmamdı. Alışkın değildim bu kadar uzun, beklemeli ve sarsıntılı yolculuklara. Karşılamaya gelmiş olan zavallı yakışıklı Roberto ne diyeceğini bilemiyordu 32 saatlik yolculuğunu yeni tamamlamış bana. Ama ben bu uzun yolculuk onun suçuymuş gibi durmadan söyleniyordum. Neden bu şehir bu kadar uzaktı ki sanki! Zaten tren de 2. Dünya savaşından kalmaydı belli! Belki asıl sorun aitlik içgüdüsü, ait olduğun yeri bırakmanın verdiği stresti. Kim bilebilir?


“Burası senin evin.” diyerek beni bi’ apartman dairesinde yapayalnız bıraktı Roberto. Hani her şey üstünüze gelir ya, ya da siz her şeyi abartırsınız ya aynen öyleydi AGH maceramın ilk saatleri.


Sonra evde yalnız olmadığımı anladım. Adının Marina olduğunu söyleyen bir kız türk kahvesi isteyip istemediğimi soruyordu. Meğer Makedonlar bizden çok severmiş türk kahvesini...


Günler geçtikçe Oradea hayatım boyunca unutamayacağım anılarla doldu. Ev arkadaşım en yakınım oldu. Marina yaaaaa! Benim için özene bezene yaptığın o aşırı tuzlu makedon yemeklerini mutlu görünmeye çalışarak yemeyi bile özledim! Break dance derslerini, kartallı çarşıyı, üniversite şehri güzeldir diye gidilen cluj’da parasız kalıp geri dönememeyi, tekilanın 1 lei olmasını, şehrin mimarisini, tramvay sohbetlerini, fransız usülü omletleri...



AGH bir bırakıp gitme, hayatınızı naftalinleyip rafa kaldırma hali. Alıştığınız herşeyi bi’ süreliğine bırakma durumu ve hayatınıza uzaktan bakabilme lüksü. Hayatınızı tamamen değiştirme seçeneği, entropiye karşı bir güç gösterisi.

Yaşamaya çalışırken bi’ sürü şey kaçırıyoruz. Alışkanlıkları rafa kaldırmak, karşınıza çıkan bu yeni hayatla çarpışmak belki de bu yüzden büyütüyor, değiştiriyor insanı. Düşünmeye zaman veriyor. Üstünden bi sürü zaman geçmiş olmasına rağmen, kısacık bi’ AGH deneyimi olmasına rağmen hala “Ben Romanya’dayken” ile başlayan cümleleri o kadar sık kuruyorum ki...


İlgün
Romanya/Haziran 08