romanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
romanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mayıs 2016 Salı
Trex-EVS Volunteers attended ISYEC in Kayseri!
Hello!
Our amazing volunteers Ionela-Daniela from Romania and Claudia from Italy recently attended the ISYEC symposium in kaysery Turkey.
They returned with a lot of experience, information and wonderful visual memories!
We leave you with the article written by Ionela-Daniela, so called Dana. Enjoy!
------------------
International
Symposium on Youth Employment Challenges
Kayseri. 18th-
20th of May 2016
Hello, my dears!
My name is Dana, I am the new volunteer
of TREX EVS for the next 7 months. J
It is is a big pleasure to be here in
Turkey as I love this country. I have many beautiful memories in Turkey and
when I saw the call for the EVS project called AGORA in Izmir, I applied
without any doubts and here I am.
Already passed 2 weeks since I am here
and I have had a lot of fun. Being welcomed by my gorgeous colleague Claudia
involved also in the project, everything was much easier and I feel already
that this is my second home.
14 Aralık 2014 Pazar
Vote for Diversity -IV-
Romanya… Avrupa’daki en büyük azınlık gruplarındanRomanlar’ın
en yoğun bulunduğu ülkelerden biri olarak
yer etti zihnimde hep. Proje dolayısıyla ülkenin Transilvanya bölgesine
yaptığım ziyaretten sonra ise bölgede %90 oranındaki nüfuslarıyla Romanya’da
azınlık konumunda olan Macarlar’ı dinleme şansı yakaladım. Tıpkı azınlıkların
var oluş mücadelesi verdiği diğer tüm ülkeler gibi, tüm güzelliğine ve
dinginliğine karşın insanların ait oldukları
değerleri koruma telaşıyla huzursuz bir yaşam sürdükleri bir yer burası. Atina
Demokrasisi’ninfarklılıkları muhafaza
ederek var olmaya devam edebildiği gerçeğini göz önüne alırsak, demokrasi
projelerinin bu sancılı ülkelerde hayata geçirilmesinin önemi de ortada. Bu
yüzden bu projede değerli bir şey yaptığımızdan emindim ve Romanya’da
geçirdiğim 1 hafta benim için çok anlamlıydı.
İrem Nur Yıldız
19 Kasım 2014 Çarşamba
KENDİNİ KEŞFETME SANATI EVS
Merhaba,
İnsanın hayatında yaşadığı bazı zaman dilimleri
adeta masallardan çalınmış gibidir. Dokununca etkisi geçecek yaşayınca büyüsü
bozulacakmış gibi. İşte benim EVS ‘im hayatımın en güzel masalı oldu kim bilir
belki de en güzel masalı olarak kalacaktır uzun dönem EVS ‘e kadar :)
12 Eylül 2014 Cuma
Benim Romanya Maceram
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, o kadar özel ve unutulmaz bir deneyimdi ki yaşadıklarımı, öğrendiklerimi paylaşmamak büyük bencillik olurdu. Bu yüzden bu yazıyı sizler ile paylaşarak, uygun vaktiniz varken ve yaşınız geçmeden bu deneyimi yaşamanıza ön ayak olmak isteği ile hazırlık süreci ve organizasyon hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.
10 Temmuz 2014 Perşembe
Vote for Diversity - III- Çok Okuyan mı Bilir, Çok Gezen mi?
Gençler amma da çok yazmış demeyin , her biri üşenmedi yazdı bizi de mutlu ettiler:)
Daha önce paylaşmaya başladığımız yazıların devamı geliyor, size de okumak kalıyor, iyi okumalar...
ÇOK OKUYAN MI BİLİR ÇOK GEZEN Mİ BİLİR?
Romanya’da inanılmaz bir kültür yaşıyor.
Rumenlerin yanı sıra, çok sayıda Roman ve tabi ki bu geziden sonra inanılmaz
sempati duyduğum Macarlar. Bizim projemiz de Transilvanya bölgesinin küçük ama
bir o kadar da güzel şehri Oderhei’de gerçekleşti. Bu bölgede çok yoğun bir
Macar topluluğu yaşıyor, şehri onlar yönetiyor, kendi dillerini serbestçe
kullanıyorlar. Tüm sokakların Romence ile beraber Macarca da ismi var. Şehirde
iki resmi dil var ve insanların birçoğu da İngilizce konuşabiliyor. Bu kültür
zenginliğinin yanında inanılmaz bir şekilde korunmuş tarihi yapılar ve doğal
alanlar ile Transilvanya bölgesi Romanya’nın gözbebeği, ayrıca tüm balkanların
ortak mirası olan tanıdık yemekleri de burada tatmak ayrı bir keyif verdi.
Projemiz Bükreş’ten alınıp kalacağımız
küçük otelimize gelmemizle başladı, gerçekten iyi bir planlama ve dolu bir
program ile 1 haftalık süreçte bilgi hazinemize birçok değer kattığımıza
inanıyorum. Rusya-Ukrayna krizi, Türkiye’nin AB üyelik Süreci, AB Parlemento
seçimleri simülasyonları, Şehri tanımak adına yapılan oyunlar, komşu şehir
gezileri gibi birçok aktivite gerçekleştirildi. Projemizi hazırlayanlar
gerçekten çok iyi hazırlanmışlar ve bize karşı çok güler yüzlüydüler. Ayrıca
çok sabırlı olduklarını söylemeden edemeyeceğim. Neredeyse her aktiviteye geç
kalmamıza rağmen yüzlerindeki tebessüm hiç eksik olmadı. Kısacası dolu dolu ve
harika anılarla hatırlanacak bir hafta. Bu 1 haftanın nasıl geçtiğini sanırım
kimse anlamadı, havalimanından ülkemize dönerken herkesin gözlerinde birer
damla yaş olduğuna bizzat şahidim.
Daha önce paylaşmaya başladığımız yazıların devamı geliyor, size de okumak kalıyor, iyi okumalar...
ÇOK OKUYAN MI BİLİR ÇOK GEZEN Mİ BİLİR?
Bu sorunun cevabı her zaman tartışılır,
bırakalım tartışılmaya devam edilsin. Ama biz okumaya devam edelim ama
gezmekten de kendimizi mahrum etmeyelim. Çünkü çok gezen hiçbir zaman gördüğünü
unutmaz.
Benim için de Romanya deneyimi böyle
oldu. Şimdi anlıyorum ki Hagi sayesinde Romanya’yı ne kadar araştırmış olsam da
bu proje sayesinde anladım ki Romanya hakkında bilmediğim çok şey varmış,
Romanya’yı sadece Bükreş’ten ibaret olduğunu sananlar(benim sandığım gibi), çok
büyük yanılgıya düşer. Görmek gerek J
Romanya’da inanılmaz bir kültür yaşıyor.
Rumenlerin yanı sıra, çok sayıda Roman ve tabi ki bu geziden sonra inanılmaz
sempati duyduğum Macarlar. Bizim projemiz de Transilvanya bölgesinin küçük ama
bir o kadar da güzel şehri Oderhei’de gerçekleşti. Bu bölgede çok yoğun bir
Macar topluluğu yaşıyor, şehri onlar yönetiyor, kendi dillerini serbestçe
kullanıyorlar. Tüm sokakların Romence ile beraber Macarca da ismi var. Şehirde
iki resmi dil var ve insanların birçoğu da İngilizce konuşabiliyor. Bu kültür
zenginliğinin yanında inanılmaz bir şekilde korunmuş tarihi yapılar ve doğal
alanlar ile Transilvanya bölgesi Romanya’nın gözbebeği, ayrıca tüm balkanların
ortak mirası olan tanıdık yemekleri de burada tatmak ayrı bir keyif verdi.
Gelelim Projemize, “Vote for Diversity”
Projemiz Bükreş’ten alınıp kalacağımız
küçük otelimize gelmemizle başladı, gerçekten iyi bir planlama ve dolu bir
program ile 1 haftalık süreçte bilgi hazinemize birçok değer kattığımıza
inanıyorum. Rusya-Ukrayna krizi, Türkiye’nin AB üyelik Süreci, AB Parlemento
seçimleri simülasyonları, Şehri tanımak adına yapılan oyunlar, komşu şehir
gezileri gibi birçok aktivite gerçekleştirildi. Projemizi hazırlayanlar
gerçekten çok iyi hazırlanmışlar ve bize karşı çok güler yüzlüydüler. Ayrıca
çok sabırlı olduklarını söylemeden edemeyeceğim. Neredeyse her aktiviteye geç
kalmamıza rağmen yüzlerindeki tebessüm hiç eksik olmadı. Kısacası dolu dolu ve
harika anılarla hatırlanacak bir hafta. Bu 1 haftanın nasıl geçtiğini sanırım
kimse anlamadı, havalimanından ülkemize dönerken herkesin gözlerinde birer
damla yaş olduğuna bizzat şahidim.
Bununla beraber proje kapsamında
yaptığımız her toplantıda gruplara ayrılarak, grup arkadaşlarımızla
araştırmalar yaptık ve görüşlerimizi tartışma ortamında savunduk. Ama bunları
yaparken kesinlikle hiç sıkılmadık. Neredeyse her toplantımızda güldük,
eğlendik ama eğlenirken de çok şeyler öğrendik. Bu proje sayesinde
farklılıkları tanımayı, anlamayı öğrendik. Ülkemin güzel şehirlerinden gelen
hepsi birbirinden mükemmel 11 tane yeni arkadaşım oldu. Farklı ülkelerden gelen
dünya tatlısı insanlarla tanıştık. Birbirimizle yemeğimizi, odamızı paylaştık.
Ve bana göre en önemlisi de çok güzel ve kalıcı arkadaşlıklar kazandık.
Herkesin hayatında en az bir kere
yapmasını dilediğim, ülkemiz gençlerinin, farklı dünyalar ve farklı kültürler
keşfetmesinde belki de en iyi yol olacak ve bu sayede de ülkemizin de iyi bir
şekilde tanıtımının yapılmasını sağlayacak, kendimizi dünyaya ifade edebilmek
için çok güzel bir fırsat sunacak olan bu projelere yoğun bir şekilde katılım
olmasını diliyorum ve şuna gönülden inanıyorum. Çok Gezen Bilir. Sevgi ve
saygılarımla.
Ertuğ
Görkem VAROL
Nisan 2014-Romanya
25 Haziran 2014 Çarşamba
Vote For Diversity -II-
Arkadaşlarımızın Romanya maceralarını paylaşmaya devam ediyoruz; bu hikaye de Can'dan gelsin:)
ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK HAYATTIR
Zamanında Dracula’nın da ev sahipliğini yaptığı, şatolarla, tarihi kiliselerle ve efsanelerle dolu yemyeşil bir coğrafya hayal edin. İçinde efsanelerdeki kahramanları aratmayacak denli güleryüzlü, sıcakkanlı Macar bir topluluk. Hem de Balkanlarda! Orası neresi mi? Ülkemize bir saat uzaklıkta bulunan Romanya! Tabi ki onun da güzel şehri Odorhei; haydi gelin size biraz da projemizden bahsedelim.
5 Haziran 2014 Perşembe
Vote For Diversity- Part I
Bu sefer daha önce denemediğimiz bir yöntem deneyelim dedik.
22-29 Nisan 2014 tarihleri arasında Romanya' da gerçekleştirilen bir demokrasi gençlik projesine derneğimizi temsilen 12 genç arkadaş katıldı; daha önceki deneyimlerimizden biliriz aslında katılımcılardan blog için yazı yazmalarını istemek zordur , bu sefer bir mucize yaşadık 12 arkadaşımız da blog için bu projeye istinaden bir şeyler yazdılar:) Sizleri yormadan gün gün yayınlayacağız.Bize paylaşmak size de okumak kaldı; Emeği geçen arkadaşlarmızın ellerinize sağlık:)
12 Mart 2014 Çarşamba
SMILE :) Strategies and Methodologies for Illiteracy Eradication
Yeni bir proje yeni bir heyecan;
Bu projeden önce 2 defa Eylem 1.1 Gençlik değişimlerine
katılmıştım. Hayatımda geçirdiğim en güzel günlerdi diyebilirim. Bu seferki ise
yetişkin eğitimi programı olan ‘’Grundtvig’’ di. Tek Türk olarak orada
bulunacaktım ve ülkemi en iyi şekildi temsil etmem gerekiyordu. Tek olmanın
verdiği bir tedirginlik yok değildi. Fakat benim için çok iyi bir tecrübe
olacaktı. İstanbul’un yumuşak havasından Bükreş’in o buz gibi havasına inmek
var ya işte o tarif edilemez.
30 Temmuz 2013 Salı
Romanya; Hoş bir sada...
Bükreşe iner inmez....
İzmir Haziran sıcak bir gününden..
Bükreşin Fırtınalı yağmurlu bir gününe...
Heyecanlı,ürpertici,ilginç,garip,tatlı... Hangi sıfatları kullansa bilemiyor insan. Yurtiçinde bile görmediğim bir şehre gittiğim zaman garip hisler içerisine giren ben bambaşka bir ülkede;bambaşka bir dilin konuşulduğu,insanların başka şekillerde kızdığı,bambaşka yaşadığı..
Havaalanında ilk tanıştığımız grup İzlanda. İlk önyargılar; farklı kıyafetlerin,farklı konuşma tarzlarının getirdiği... daha sonra nereden bilebilirdim ki en çok paylaşım yapacağım,vakit geçireceğim,özleyeceğim grubun İzlanda grubu olacağını..Belkide sırf bu tecrübem bile önyargılarıma ciddi darbe vurdu.
İzmir Haziran sıcak bir gününden..
Bükreşin Fırtınalı yağmurlu bir gününe...
Heyecanlı,ürpertici,ilginç,garip,tatlı... Hangi sıfatları kullansa bilemiyor insan. Yurtiçinde bile görmediğim bir şehre gittiğim zaman garip hisler içerisine giren ben bambaşka bir ülkede;bambaşka bir dilin konuşulduğu,insanların başka şekillerde kızdığı,bambaşka yaşadığı..
Havaalanında ilk tanıştığımız grup İzlanda. İlk önyargılar; farklı kıyafetlerin,farklı konuşma tarzlarının getirdiği... daha sonra nereden bilebilirdim ki en çok paylaşım yapacağım,vakit geçireceğim,özleyeceğim grubun İzlanda grubu olacağını..Belkide sırf bu tecrübem bile önyargılarıma ciddi darbe vurdu.
9 Nisan 2013 Salı
How is a regular day of a volunteer?
Romanya'da AGH projesinde bulunan Hakan Nur'un blog sayfasından;
l am really not in the mood to write something.And it is really hard to write something good if you re not in the mood.That’s why l couldn't write anything at that week, but l can talk about a regular day of a volunteer; for example me!
l am really not in the mood to write something.And it is really hard to write something good if you re not in the mood.That’s why l couldn't write anything at that week, but l can talk about a regular day of a volunteer; for example me!
26 Mart 2013 Salı
Volunteering, Stories of Life and Music
Romanya'da AGH projesine devam eden Furkan Arısoy'un blog sayfasına denk geldik geçenlerde. Daha doğrusu Furkan bir yazısını facebook sayfamizda bizlerle paylaşınca takipçisi olmaya başladık :) Furkan blog sayfasında yer yer AGH projesi ve gönüllülük yer yer hayat ve müziğe dair izlenimlerini ve düşüncelerini okurlarıyla paylaşıyor. Furkan'ın Haziran 2012'de AGH projesi hemen hemen yeni başladığındaki izlenimlerini sizlerle paylaşmak istedik.
20 Mart 2013 Çarşamba
Üç harfin kaynaşmış en yumiyum hali : AGH
Her şey bir Umut Sarıkaya hikayesi tadında başlamıştı aslında. Üniversite mezuniyetimden sonra illa ki yurdun dışına bi yere çıkacaktım; mümkünse geri dönmesem de olurdu. Bu kararlılıkla AGH'ye başvuru sürecim başladı. 2011 yazında mezun olur olmaz gidebilmeye o kadar şartlandırmıştım ki kendimi, günde 5-6 saatimi bilgisayar başında proje arayarak geçirmeye adamıştım. Hayatımda uğruna bu kadar azimle çalıştığım başka bir şey bilmiyorum. Bu yıpratıcı durum 3-4 ay sürdü. Ya güzel bi şehirde ve ülkede çok da ilgilenmediğim bir projeye dahil olacak -böylece gönüllülük zamanlarında oluşabilecek stresi atabileceğim bir ortam illa ki olur diye düşünüyordum- ya da yeri önemsemeden ekolojik bir proje bulacaktım. İkinci seçenek bir anda çıkıverdi karşıma ve başvurmamla beraber Romanya'nın Braila şehrindeki 10 aylık projeye kabul edilmem bir oldu.
6 Şubat 2013 Çarşamba
Romania Otostop Travel Part1-Iaşi
Romanya’ya geldiğim ilk gün arkadaşlarım beni otogardan aldılar, Romanya ile ilgili ilk yazımda bahsetmiştim bundan:) Odama yerleştim. Akşamında gelişimi kutlamak adına bir klübe ( mystque club) götürdüler beni:) Baia Mare…şimdiden eğlenceli olmaya başladı, ilk günden:)
Neyse ilk günüm böyle geçti, eve döndük, uyumaca derken sabah 9'da beni uyandırdılar, hadi gidiyoruz ….Nereye yahu dedim, daha yeni geldik:))
-”Romanyayı gezeceğiz, çantanı hazırla 5 dakikaya çıkacağız, bu arada çadırını da al, kamp da yapacağız.” dediler:)) İyi ,tamam dedim; ama nereye gideceğimiz konusunda bir fikrim yoktu. Bir de otostop ile gideceğimiz söylediler…
Tabii tatile çıkmadan önce ev arkadaşlarım benim de geleceğimi hesaba katarak gideceğimiz yerleri gösteren bir harita hazırlamışlar. İşte harita;
Neyse ilk günüm böyle geçti, eve döndük, uyumaca derken sabah 9'da beni uyandırdılar, hadi gidiyoruz ….Nereye yahu dedim, daha yeni geldik:))
-”Romanyayı gezeceğiz, çantanı hazırla 5 dakikaya çıkacağız, bu arada çadırını da al, kamp da yapacağız.” dediler:)) İyi ,tamam dedim; ama nereye gideceğimiz konusunda bir fikrim yoktu. Bir de otostop ile gideceğimiz söylediler…
Tabii tatile çıkmadan önce ev arkadaşlarım benim de geleceğimi hesaba katarak gideceğimiz yerleri gösteren bir harita hazırlamışlar. İşte harita;
4 Ocak 2013 Cuma
Ne işim var elin Romanya’sında..
Çanakkale Koza Derneği'nin gönüllüsü Doğancan Çetin'in kaleminden Avrupa Gönüllü Hizmeti ve Romanya hakkında bilgiler.
16 Aralık 2012 Pazar
Attila'nın Torunları
Merhabalar, Ben Semih SARI. Yazıma etkinlik öncesi Romanya gözlemlerimle ufak bir giriş yapmak isterim. Türkiye’den ilk defa yurt dışına çıkan birisi olarak Romanya’daki ilk gözlemim sokaklardaki kadın popülasyonu ve işliliği olması normal bir durum olsa gerek. Doğu Avrupa ülkerinde kadınların daha fazla çalıştığını ve sosyal hayatta daha fazla yer aldığını duymuş olsam da orada bunu gözlemlemek daha farklı bir duyguydu. Normal şartlarda bakkallarda, marketlerde, büfelerde yaşlı amcaların olduğu güzel Türkiye’min aksine orada tam tersine kadınlar çalışıyordu. Bükreş (Bucharest) şehir olarak geniş sokaklarından da anlaşılabileceği gibi Sovyet mimarisinin izlerini batı mimarisinden daha çok taşıyordu. Old City adını verdikleri tarihi bölge mimari açıdan bütünlük içindeydi ve gönüllü bir ekip Uniri meydanından her gün saat 6’da kalkan 1-2 saatlik bir geziyle yabancılara rehber eşliğinde bölgeyi gezdiriyordu. Bölge içinde Osmanlı’dan izleri de rahatlıkla görebiliyorsunuz. Kervansaraylar ve Osmanlı’ya karşı savaşan başta Dracula olmak üzere çeşitli kişileri bu bölgede görüyoruz ve Osmanlı’ların terkine dair 12 çanını da rahatlıkla duyabiliyorduk.
3 Kasım 2012 Cumartesi
transilvanya'dan canlı yayın...
Transilvanya'da Avrupa'nın ortasında Romanya sınırları içinde ama Macarların ortasında 7 Türk azınlıkta kalırsa...diye başlayan bir fıkra anlatmak isterim sizlere:)
Ayın 24 ünde başladı yolculuğumuz ; İstanbul'dan Mikes Kelemen'in doğduğu köye geldik.
Mikes Kelemen kim? 7 Türk ne işiniz var orda, küçücük bir köyde hem de on gün diye soracak olursanız haklısınız :)
17 Ağustos 2012 Cuma
Macera Başlıyor…Romania !!!
Romanya'da AGH projesine başlayan gönüllümüz Hakan Nur'un satırlarından. Ayrıca daha detaylı şekilde Hakan Nur'ın blog adresinden de takip edebilirsiniz http://webhakannur.wordpress.com
Romanya’dan kucak dolusu sevgiler,
Evime yerleşeli bir kaç gün oldu.Yaklaşık 15 gündür Romanydaim.Sizlere ilk yazımda Romanya’ya yolculuğundan ve ilk izlenimlerimden bahsetmek istiyorum.Öncelikle şunu belirteyim,Romanya’ya gönllülük projesi ile geldim ve uzun bir dönem buradayım.Bu konuya daha sonra değineceğim gençler:)
9 Kasım 2009 Pazartesi
Oradea!
Entropi diye bi’ kavram var; Güçyitimi. Sistemler durdukları yerde güç kaybederler. Eskirler, yıpranırlar, dağılırlar, çürürler, bozulurlar. Yani değişmeye mahkumdurlar. Soru; ayak uydurmak mı, baş etmek mi?
Oradea’ya yolculuğum Bükreş garında kocaman bir bavulla 6 saat bekledikten sonra içine tıkıldığım ufacık tefecik bir vagonun içinde beş tane ingilizce bilmeyen Rumenle başladı ve tam tamına 12 saat sürdü!
Oradea’da güleryüzle karşılandım yalan değil ama sorun benim sinirden ağlıyor olmamdı. Alışkın değildim bu kadar uzun, beklemeli ve sarsıntılı yolculuklara. Karşılamaya gelmiş olan zavallı yakışıklı Roberto ne diyeceğini bilemiyordu 32 saatlik yolculuğunu yeni tamamlamış bana. Ama ben bu uzun yolculuk onun suçuymuş gibi durmadan söyleniyordum. Neden bu şehir bu kadar uzaktı ki sanki! Zaten tren de 2. Dünya savaşından kalmaydı belli! Belki asıl sorun aitlik içgüdüsü, ait olduğun yeri bırakmanın verdiği stresti. Kim bilebilir?
“Burası senin evin.” diyerek beni bi’ apartman dairesinde yapayalnız bıraktı Roberto. Hani her şey üstünüze gelir ya, ya da siz her şeyi abartırsınız ya aynen öyleydi AGH maceramın ilk saatleri.
Sonra evde yalnız olmadığımı anladım. Adının Marina olduğunu söyleyen bir kız türk kahvesi isteyip istemediğimi soruyordu. Meğer Makedonlar bizden çok severmiş türk kahvesini...
Günler geçtikçe Oradea hayatım boyunca unutamayacağım anılarla doldu. Ev arkadaşım en yakınım oldu. Marina yaaaaa! Benim için özene bezene yaptığın o aşırı tuzlu makedon yemeklerini mutlu görünmeye çalışarak yemeyi bile özledim! Break dance derslerini, kartallı çarşıyı, üniversite şehri güzeldir diye gidilen cluj’da parasız kalıp geri dönememeyi, tekilanın 1 lei olmasını, şehrin mimarisini, tramvay sohbetlerini, fransız usülü omletleri...
AGH bir bırakıp gitme, hayatınızı naftalinleyip rafa kaldırma hali. Alıştığınız herşeyi bi’ süreliğine bırakma durumu ve hayatınıza uzaktan bakabilme lüksü. Hayatınızı tamamen değiştirme seçeneği, entropiye karşı bir güç gösterisi.
Yaşamaya çalışırken bi’ sürü şey kaçırıyoruz. Alışkanlıkları rafa kaldırmak, karşınıza çıkan bu yeni hayatla çarpışmak belki de bu yüzden büyütüyor, değiştiriyor insanı. Düşünmeye zaman veriyor. Üstünden bi sürü zaman geçmiş olmasına rağmen, kısacık bi’ AGH deneyimi olmasına rağmen hala “Ben Romanya’dayken” ile başlayan cümleleri o kadar sık kuruyorum ki...
İlgün
Romanya/Haziran 08
Romanya/Haziran 08
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















