11 Kasım 2016 Cuma
Polonya'da Bir Mutlu Gönüllü
1 Haziran 2015 Pazartesi
Life is Beautiful with EVS
3 Aralık 2014 Çarşamba
Benim AGH Hikâyem
25 Mart 2014 Salı
8 Kasım 2013 Cuma
Polonya’da Bir Youth Exchange : YEEY !
6 Şubat 2013 Çarşamba
18 Mayıs 2012 Cuma
Gözde'nin Polonya Anıları
14 Aralık 2011 Çarşamba
Polonya'dan Heja bildiriyor!
Selam millet. Ben Heja, EVS’imi Polonya’da yapıyorum. Yaşadığım yerin adı Katowice ama merkezde değilim tabi. Wojkowice diye daha küçük bir ilçedeyim. İlk başlarda zorlandım alışmakta. Sokakta yürürken herkes size bakıyor (hele bi de esmerseniz). Ama zamanla alışıyorsunuz, insanlar çok sıcakkanlı ve misafirperver.
28 Ekim 2011 Cuma
Gezi Tüyoları
22 Nisan 2011 Cuma
AGH hayatı bambaşka...

22 Kasım 2010 Pazartesi
Polonya A3 Gençlik Değişiminden izlenimler..

Her zaman yapmak istemiştim, bir şekilde bir yerlere gidip oraları görmek ve oradaki kültürü az da olsa kendime katmak. Daha öncede yurt dışına çıkmıştım 3-4 günlük bir turla İtalya’ya sanırım birkaç meydan ve yemekleri dışında hatırlayabildiğim bir şey yoktur. İstediğim bu değildi elbette, daha sonra abim (Ozan Nadir Alakavuklar) aracılığıyla trexle tanıştım, takip ettim ve bir gün sanat programına gönüllü aradıklarını öğrendim. Belki kişisel keyif ve ilgim doğrultusunda ilk fırsatta atladım projeye. Nedir ne değildir bilmiyordum sadece gideceğimiz ve Macar, İspanyol ve Polonyalı gençlerle buluşacağımız söylenmişti. Takım liderimiz (Muratcan Karagöz) ile tanıştıktan sonra toplandık, konuştuk, vize işlemleri Türk gecesi için alınacaklar vs. derken kendimi Frederic Chopin Airport’ta buldum. Macar takım liderini uzun uğraşlar sonucunda bulduk ve Varşova’dan + saatlik uzaklıkta olan Sorkwity’e yola koyulduk. Gece saat 1 sularında Camp Rodowo’ya gelmiştik hafif bir şeyler atıştırdıktan sonra hiç tanımadığımız 2 Macar ve biz 2 Türk bir odaya yönlendirildik ve muhtemelen yol yorgunluğundan iyi geceler demekten başka bir şey yapmadan uyumaya koyulduk. Ertesi sabah kalktığımızda herkes birbirine uzaktı, hatta çok sıkıcı geçeceğini ve niye burada olduğumu düşünmeye başlamıştım, alıştığımız güzel Pazar kahvaltılarından ziyade domuz salamı ve peynirle doyduktan sonra ilk tanışma oyunlarına başladık. Herkes birbirinin adını öğrendikten sonra daha da yakınlaştı ve bütün gün hatta bütün proje süresince boyunca neşeli ve sıcak bir hava oldu. İlk birkaç gün oyunlar ve tanışma süreciyle geçtikten sonra asıl sanat programı aktivitesine başladık, Eğitmenler geldi, maalesef ki müzik eğitmenimiz yoktu bu yüzden tiyatro eğitimine katıldım. Diğerleri de fotoğraf eğitimine. Oraya “The most incredible dream” konulu filmi çekmek için gitmiştik ve bunun için tiyatrocular, müzisyenler ve kameramanlara ihtiyacımız vardı. Günün genel programı Sabah kahvaltısı ardından sahne çekimleri, boş zamanlar ve oyunlardı. Her geçen gün gerek film sahnelerinde gerekse boş vakitlerde sürekli yeni insanlarla tanışıyordum, hiç bilmediğim görmediğim yerlerden farklı farklı insanlar vardı. Bir sürü genç herhangi bir otorite olmadan kendi isteğimizle oradaydık ve özgürdük. Asıl amacımız film olsa da kimse onu bir dert olarak görmüyordu, herkes keyifle ve
istekle çalışıyordu. Akşamları göl kenarında toplanıp şarkılar söylüyorduk. Farklı milletler kendi kültürlerinden parçalar söylüyor, gitar çalıyordu. Birkaç gün böyle devam etti, arada Kano günü ve geziler düzenlendi. Hitler’in Polonya’daki sığınağına ardından kiliselere.En son gündeyse Olsytnde filmimizi canlı müzik eşliğinde sergiledik ve son gece herkes birbiriyle vedalaştı.2 haftadan biraz daha fazla bir süre kalmıştık ama çok daha fazlaydı sanki. Herkes ağlıyor birbirine sarılıyordu. Farklı milletlerden insanlar bu süre içerisinde bütün ayrımları unutup en küçük bir şeyi bile beraber yaşayan kardeş, abi, abla, sevgili, her şey olmuşlardı. Vedalaşma faslı bittikten sonra bizde Türk grubumuzla ayrılıp birkaç gün daha orada kaldık, ardından Krakow’u, Auschwitz’i ve Varşova’yı gördükten sonra yine ülkemizdeydik, hatıralarımızda Rodowo Camp ve dostlarımızla hafif bir hüzün ve aynı zamanda daha önce hiç yaşamadığımız bir mutlulukla…23 Temmuz 2010 Cuma
Footprints of CSI Rodowo:)

Katıldığımız workshoplarda küreselleşmeyi tartıştık dünyanın dört bir yanından gelen katılımcılarla, konu da küreselleşme olunca oldukça renkli oturumlar geçirdik . Hergün farklı bir ülkenin kendi kültürünü tanıttığı geceler düzenlendi ve belki de değişimin en etkili ve en eğlenceli kısmıydı . Katılımcıların kendi elleriyle tanıttıkları mutfaklarından yeni tatlar denedik . İsmini bile belki de ilk kez duyduğun bir tadı denemek oldukça heyecan verici . Bambaşka yerlerden gelip , başka başka hayatların sarhoşluğunu yaşayan bizler , aynı zaman diliminde aynı yerde buluşup aynı tatlarla sarhoşluğu bir arada yaşadık .Kendi gecemizi unutmadan , bizde oldukça güzel bir gece düzenledik . Çeşitli aksaklıklar olsada gecenin ev sahibi olarak konuklarımızı geceden ayrılırken mutlu mutlu gönderdik . Yöresel yemeklerimiz ve sergilediğimiz oyunlardan büyük keyif aldılar . Bizde bunun mutluluğunu onlarla paylaştık .

Camp Rodowo'dan dönerken yanıma birçok güzel anı ve güzel arkadaşlıklar aldım . Ortak tek bir dilin olmadığı ve herkesin farklı dilleri araç olarak kullandığı ve anlaşamayıncada beden dilinin gücünün farkına vardığı yer camp rodowo . Güzel zamanlardı . Sadece hayatımızın birkaç gününü paylaştımız insanları , dönmek için otobüse binerken geride bıraktığını görmek hepimizi üzsede , kalbimizde güzelliklerle ayrılıyorduk .. Otobüsün arkasnda koşan vicky , izlediğim en dolu kısa filmlerden birini yapan davide , tatlı gülüşüyle başak ve herkes .. Rodowonun soğuğuna ve tükenmez sivrisinek saldırılarına ve rağmen çok güzel hatırlayacağımm ve özleyeceğim sizleri :)
Şifem MACAR
Polonya
Haziran 2010
15 Temmuz 2010 Perşembe
AGH Günlükleri: Övgü Polonya'dan bildiriyor (2)
14 Haziran 2010 Pazartesi
AGH Günlükleri; Övgü Polonya' dan bildiriyor....



9 Haziran 2010 Çarşamba
danonki 2010
7 Aralık 2009 Pazartesi
Polonya'da AGH ile unutulmaz 2 ay
Oradaki hosting kuruluşumuz tarafından Polonyalı gençlerin bilgilenmesi amaçlı çıkarılmaya başlanan OKO Newspaper adlı gençlik dergisine makale yazmak da görevlerim arasında idi.
Bunların yanı sıra Çek Cumhuriyet’ine 10dk uzaklıktaki Rudawa adlı kasabada Polonya’nın çeşitli bölgelerinden gelen gençlerin AB programları hakkında bilgi alması, Liderlik, Stratejik yönetim, Irkçılık gibi çeşitli konularda bilgilenmesini sağlayan EUROWEEK adlı etkinlikte Türkiye’yi temsilen katıldım ve orada Liderlik konusunda verdiğim seminerin yanında tüm gönüllüler kendi ülkelerinin sunumunu yapmıştı ve ben de Türkiye tanıtım sunumunu yaptım.
Bunun dışında kısa dönem gönüllülerin genellikte yer aldığı Care Center’da yaşlılarla ilgilenmek, Spor Merkezinde çocuklarla spor yapmak gibi aktivitelerde de gün gün yer aldım.
Yaşadığım yerden biraz daha büyük olan Klodzka’daki bir müzede yer alan Portekiz’li gönüllünün yürüttüğü Meeting of Cultures (Kültürlerin Buluşması) adlı etkinlikte Türk ekibi olarak standımızı kurduk ve Türkiye’nin tanıtımını gün boyunca Klodzka halkı ile paylaştık. Hafta boyunca bu etkinliğin afişleri Klodzka’nın dört bir yanında asılıydı ve nereye gitsem posterlerde kendi fotoğrafımı görüyordum. (bir tuhaf hissediyor insan kendini:p)
Ardindan milli takim kafilesinin icinde bulundugu otobuslerle marslar soyleyeye soyleye otele kadar geldik. Once Harun Erdenay yanimiza geldi ve beraber bir fotograf cekindik ardindan diger milli takim ekibi ile kaldigimiz oteldeki odamiza yerlestik.
En heyecanlisi da Carsamba gunu son grup maci olan Polonya-Turkiye maci olacagini dusunuyorumdum nitekim öyle de oldu.















