31 Ekim 2009 Cumartesi

3.PEACEBOAT TÜRKİYE-JAPONYA BULUŞMASI

Anahtar kelimelerle başlamak lazım yazıya:

Paylaşım, kültürler arası etkileşim, eğlence, sınırlar ötesi BARIŞ VE İNSAN HAKLARI

"Peaceboat" barışın yaygınlaşması için çıkmış deniz yoluculuğuna…20 ülkeyi 120 günde dolaşırken aslında verdikleri çok anlamlı bir mesaj var. Sınırların olmadığı bir dünya da barış içinde sahip olduğumuz kültürü, sosyal sorumluluk bilincini, farklı olduğunu düşündüğümüzü bize eşit kılan değerleriyle tanımak.


Bir Merhaba ile indiler otobüslerinden. Yüzlerinde kocaman gülümseme vardı…Anlık gelişen bir sevgi ile kucakladık birbirimizi. Türk katılımcıların yüz ifadesi “güzel şehrimize hoş geldiniz” edasındaydı… Japonlar ise ellerindeki kâğıtlara yazdıkları Türkçe sözcüklerle bir çırpıda herseyi anlatıverecek gibi heyecanlıydılar…

O heyecanla cıktık Selçuk yoluna…

Kültür yolculuğuna ikram ettiğimiz Türk lokumuyla başladık. Tatlı yiyip tatlı konuşmak Türk adetlerinden gelir. Bazısının eline kolonya döktük mis gibi koksun diye bazısının başına yemeni bağladık güzel kızlarımızı andırsınlar diye. Bazısıyla bol bol fotoğraf çektirdik yüzümüzdeki gülümsemeler kalsın geriye diye…Sonra dayanamadık illa göbek atmayı da öğrenmeliler diye kendimizi sahneye attık hem çaldık söyledik hem oynadık :)
Tanıtmak kadar tanımak ve keşfetmek için de bekliyorduk… Kimonoların olduğu sandık açıldığında kendimi çoktan o geleneksel kıyafeti giymiş halde buldum. Ahh ne zormuş bunun içinde dolaşmak, nefes almak bir dert, adım atmak ayrı bir dert ama öğrendim ki festivallerin vazgeçilmez parçası bu kıyafetler :)


Mürekkepleri ve fırçaları ile hepimizin eline Japon harflerinden isimlerimizin yazılı olduğu kâğıtları tutuşturdular. Bizlerde vesikalık kıvamında hatıralık çektirdik.Tıpkı barış için sınırları kaldırdıkları gibi yaratıcılık da sınırların ortadan kalktığı en güzel yerdi. Renkli kâğıtlardan yapılan origami çalışmaları arkalarından el sallarken avuçlarımızdaki en güzel hediyelerimizdi…

Şirince de en güzel evlerin arasından bir oyun tutturduk birleşen ahengimizle zeytin ağacından aldığımız bir dalla taa en içlerimizde güzellikleri, sevgiyi ve barışı yasıyorduk.

En keyifli günlerimden biriydi...

Çokça güldüm, çokça eğlendim...

Daha çok inandım sınırların olmağı bir dünya da Barışın kol gezdiğine…

Sizi Yeniden bekliyoruz PEACE BOAT, barısın en sevdiğe şehre

Ayşe Kavas
Şelçuk-Şirince, Eylül 2009

2 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. ayşeeee çok güzel olmuşş kalemine sağlık canm :)

    YanıtlaSil