21 Kasım 2016 Pazartesi

İsveç'te dans ile tabuları yıkmak!






Merhabalar,

Bildiğiniz üzere dernek olarak gençlerimizin sosyal alanda olabildiğince aktif rol almalarını teşvik ediyor ve zaman zaman yurtdışında gerçekleşen gençlik faaliyetlerine katılmalarına destek oluyoruz. Bu defa istikamet İsveç'ti. Dört gencimiz dans temalı bir faaliyette yer almak üzere İsveç'te gerçekleşen gençlik projesine katılmak üzere Ağustos 2016'da yola çıktılar ve birçok tecrübe ve dostlukla geri döndüler. Bizler de onlara deneyimlerini paylaşmalarını rica ettik. Şimdi bizlere ilettikleri yazılarını hiç değiştirmeden sizlerle paylaşıyoruz. Sizi de benzer projelerde görmek umuduyla, iyi okumalar...



Büşra YILDIRGAN:

Benim için ‘Breaking Boundaries’ projesi gerçekten çok eğlenceli ve güzel bir proje oldu. Başta projeyi düzenleyenler olmak üzere katılan herkes çok güler yüzlü ve sevecendi. En büyük korkum çok iyi İngilizce konuşamadığım için iletişim kuramamaktı ama düşündüğümün aksine iletişim kurabildim ve bir sürü farlı kültürden farklı ülkelerden insanlarla tanıştım hepsini çok sevdim. Ninna ve Julia çok yardımcı ve çok sıcakkanlılar.
Projenin konusu da çok eğlenceliydi. Yeni dansçılarla tanışmamız, bale gösterisine gidişimiz, Stockholm Kültür Festivalinde bulunuşumuz asla unutamayacağım anılarım arasında. Gün içinde yaptığımız aktivitelerin ve bu projenin bana çok şey kattığını düşünüyorum. Bunların yanında İsveç çok güzel bir ülke. Projeyi düzenleyen ve gitmemizi sağlayan herkese çok teşekkür ederim. Hayatımda geçirdiğim en güzel on günden biriydi.



Bensu BERGAMALI:

Isveç-Stockholm'de gerçekleşen ikinci "Erasmus+"deneyimim olan "Breaking Boundaries Through Dance" isimli 10 günlük projeye katıldım.Ilk katıldığım proje Italya-Vinci'de gerçekleşmişti.2 projede bana ayrı ayrı bir çok şey kattı. 
Ilk olarak farklı kültürleri farkli insanları tanımanın büyük bir şans olduğunu düşünüyorum bu projelerle böyle bir fırsatı yakaladım.Ikinci olarak yurtdışı deneyimi; bunu açmak gerekirse her insan için kendi ülkesinden kendi kültüründen bambaşka yerlere gidip bambaşka insanlarla 10 gün vakit geçirmesi inanilmaz bir deneyim, özellikle de bu şansı yakalayan insanın 20-25 yaşlarda olması unutulmaz bir deneyim haline getiriyor.Her şeyden önce ailenden ve alıştıklarından uzakta olmak tek başına yapabileceklerinle yüzleştiriyor insanı yani bir bakıma özfarkindalik yaratiyor üstelik bunu bir amaç için yapıyor olmanın tadı bambaşka..üçüncü olarak "ufku genişlemek"deyimi vardır ya, tam olarak ne demek olduğunu böyle programlara katılarak anlayabiliyorsun, daha farklı açılardan bakmayı öğreniyor hayatını bambaşka açılardan birdaha gözden geçiriyorsun.Ayrıca her ülkeden gerçekten o 10 gün ile sınırlı kalmayan arkadaşlar ediniyosun ki bu muazzam bir şey:) sorumluluk, girişken olmak, takım olmak, ortak amaçlar uğruna çalışmak gibi kavramlar netleşiyor insanın kafasında ve bu kavramların ne anlama geldiğini, önemini uygulamalarla görüyorsun.Tüm bunları yaparken hayatının en güzel ve en eğlenceli günlerini geçiriyorsun ve belkide birdaha görme fırsatının olmayacağı yerleri gezme şansı yakalıyorsun.
Kısacası 2 projede benim için çok özeldi fakat son gittiğim projenin dans ile ilgili olması ve ikinci projem olmasının verdiği deneyim ve heyecan hayatımda unutmayacağım 10 gün geçirmemi sağladı. "Erasmus+" ile tanışmamı sağlayan ve bu projeye katılmamı sağlayan herkese çok teşekkür ederim.


Batıkan SİNCİ:

Stockholm’de Mavi Bir Ev;

Stockholm şehir merkezine metroyla 20 dakika uzaklıkta olan bir yerde 10 gün geçirdik gönüllü arkadaşlarımızla. Bu 10 gün içerisinde imkansızlıklar ve zorluklar hakkında deneyimlerimizi paylaştık, sorunlara çözümleri nasıl bulabileceğimizi ve sonrasında da bulduğumuz çözümleri hayata nasıl geçirebileceğimizi tartıştık. Projenin ana teması her ne kadar dans olsa da sanatın, tüm insanlığın ortak noktası olan duyguları ifade etmenin temel yolu olduğunun bilincinde olarak, sanat yoluyla dezavantajlı kişilere nasıl ulaşacağımızı, onları topluma nasıl kazandıracağımızı öğrendik.
Bilindiği üzere İsveç göçmen politikası sonucunda, son yıllarda en çok göç alan ülkelerden biri haline geldi.  Yazının başında da belirttiğim gibi başkent Stockholm’de merkezi sayılabilecek Tensta bölgesinde bulunan bu mavi ev, kısıtlı imkanlara sahip gençlere kapılarını karşılık beklemeksizin açıyor. Buraya gelen gençler dans eğitimi, kamera kullanımı, radyo yayını gibi farklı alanlarda kendilerini geliştirme imkânı buluyor. Devlet tarafından da desteklenen projenin içinde yıllar önce göç aracılığı ile İsveç’e gelip yerleşmiş, Afrika kökenli bir koreograf bile var.
İsveç, Fransa, Fas, Estonya, Türkiye, Ukrayna, Filistin ve Moldova’dan 32 gönüllüydük toplamda. Çok farklı kültürlerden paylaşımlarda bulunduk. Birbirimizi, kültürlerimizi ve informal eğitim hakkındaki bilgilerimizi paylaşma fırsatı yakaladık. Çalışmamızın sonu için güzel bir gösteri ve bir flashmob hazırladık. İlk gönüllü projem olduğu için epey heyecanlıydım fakat sanırım geçirilebilecek en iyi şekilde geçirdim bu 10 günü Stockholm’de mavi bir evde. Yazımın sonunda böyle “mavi ev”lerin çoğalmasını temenni ediyor ve bu projeye katılmamı sağlamış TREX EVS kuruluşuna çok teşekkür ediyorum.












11 Kasım 2016 Cuma

Polonya'da Bir Mutlu Gönüllü

     Merhabalar, ben Yasin Acar. İzmirliyim, Ege Üniversitesi Halkla ilişkiler ve tanıtım bölümü mezunuyum ve bugünlerde, Polonya'da bir Erasmus+  EVS projesi için gönüllü olarak çalışmaktayım. Bugünlerde, burada yaşadıklarım ve öğrendiklerim, beni buralara getiren sebepler hakkında hafızamı yoklamaya başladım ve aklıma gelen, değerli olduğuna inandığım hikâyem ve deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

31 Mayıs 2016 Salı

Another training, another story!



Hello!

Check the latest article written by our volunteer Claudia from Italy! 

-----------------





- Is your project visible? Is your project relevant to other people? Is your project creating an impact?..
- Do you have any answer to these questions?



First of all, Hi Everybody!

Here it’s Claudia, the Italian EVS volunteer that is working with TREX EVS.
I’m here already since more than 4 months, and in these months I’m completely falling in love with this country and this experience called EVS!

Today I would like to tell you about an amazing Training Course that I attended this month in Antalya. We were 18 participants from different part of Europe (Turkey, Hungary, Armenia, Spain, Poland, Austria, Romania) and in the group there were EVSer, youth workers and volunteers. 
Our three trainers, from Turkey, Spain and Portugal, as a first step asked us the questions I wrote in the beginning.. let’s say that was quite difficult to answer!




We started from here to speak about the main aim of the training. The central topic was the dissemination and exploitation of results for Erasmus+ projects in the field of youth work and non-formal education.

What does it mean? 

That we learnt not just how to write a project, but mostly how to make it visible and relevant and how to disseminate the results in order to create an impact on different level, local, national and international.

During the week, surrounded from an amazing landscape, we introduced ourselves and the association we represented, we shared our ideas for future projects, spoked about the youth pass and the utility of it; through non-formal education methods, we discovered what’s the exact meaning of visibility and which kind of new tools we can use to make our project more visible. We discussed about what is DEOR (Dissemination and Exploitation Of Results) and why is important to follow every single part of a project process, from the first idea till the months after the end of it.
After speaking about it, we also had the chance to practice, in small group, the all process using the new skills learnt.




The organizers gave us the possibility to visit EXPO 2016, located in Antalya. Here we could have seen some examples of visibility and methods to make an impact; it was interesting and useful to see how it works in practice. It was one of the best and most useful training course I’ve ever attended, where I could improve myself, my skills and network of people. We also had the chance to think and discuss about future collaborations between us and our own associations and this was perfect. 
I’m sure I’ll use everything in the next works with my HO and I hope also in my future job.
I should thank every participants and especially our trainers Aytac, Antonio and Nuno, that put all their efforts in order to create a perfect week, funny, formative and unforgettable!



Last but not least, thanks as always to my great Hosting Association TREX EVS, that gave me the possibility to join this project and represent them.
See you soon!


Claudia Franchini








Trex-EVS Volunteers attended ISYEC in Kayseri!


Hello!

Our amazing volunteers Ionela-Daniela from Romania and Claudia from Italy recently attended the ISYEC symposium in kaysery Turkey. 

They returned with a lot of experience, information and wonderful visual memories!

We leave you with the article written by Ionela-Daniela, so called Dana. Enjoy!

------------------

International Symposium on Youth Employment Challenges 



Kayseri. 18th- 20th of May 2016


Hello, my dears!

My name is Dana, I am the new volunteer of TREX EVS for the next 7 months. J
It is is a big pleasure to be here in Turkey as I love this country. I have many beautiful memories in Turkey and when I saw the call for the EVS project called AGORA in Izmir, I applied without any doubts and here I am.
Already passed 2 weeks since I am here and I have had a lot of fun. Being welcomed by my gorgeous colleague Claudia involved also in the project, everything was much easier and I feel already that this is my second home.






I spent only 2 days in Izmir and on 17th of May, me and Claudia departured for Kayseri, to represent the NGO at the International Symposium  on Youth Employment Challenges. We arrived one day earlier before the symposium get started and we had the chance to visit Kayseri which is a small city, peacefull and quite beautiful.

The symposium was organised by Abdullah Gül University, in collaboration with Turkish National Agency, Italian National Agency, French National Agency and Salto Youth. The symposium get started on 18th of May and  33 different countries, 165 institutions and
225 participants were involved in.
During the period 18th-20th of May, the main topics approached by the symposium were: good practices on youth employment, new ways for youth employability, educational tools for youth employability, entrepreneurship and social involvement. I noticed that the problem of unemployment is a global problem and we all have to fight and to find our way in order to discover our personal path.



Comparing to Romania, Turkey has the same problems, mostly caused by our culture, traditions and involvement of the people or better said the disinterest of the people and state institutions. The speakers of the symposium gave us a lot of information and solutions and it’s up to the new generation to make a difference for the future.







As a conclusion for the symposium, I can say that it helped us to have a better view of the youth employment around the world and to build a network of young people who wants to change the world.
In addition of the symposium, me and Claudia had the chance to visit also Kapadokia, a land of legends and beautiful landscapes.
Back to Izmir on 22nd of May, we were back to our activities and we started with the English Speaking Club organised by Idea Lab at Dokuz Eylul University.

I am looking forward to the new adventures in Izmir and around Turkey. :D
















13 Şubat 2016 Cumartesi

SIRBİSTAN'DA ERASMUS+ EĞİTİM KURSU ( 15-23 Eylül 2015)

Trex ile gittiğim ilk Training Course "Leadership in youth work for inclusion, intercultural dialogue and acceptance". Sırbistan'ın Novi Sad kentinde gerçekleşen eğitimde 16 ülkeden ( Almanya , Sırbistan , Hırvatistan , Bosna Hersek , Kosova , Karadağ , Arnavutluk , Bulgaristan , Makedonya , Fransa , İtalya , Yunanistan , Romanya , Tütkiye , Polonya , Slovenya ) 34 katılımcı vardı.
İlk gün uçağımız Belgrad'a indikten sonra Türkiye den katılım gösteren diğer arkadaşımla Sırbistan'ın başkentini gezdik. Başkent derken aklınıza büyük bir yer gelmesin.Yürüyerek bir günde gezilebilecek kadar şirin bir yer Belgrad. Beni en çok etkileyen yerler Kalemegdan adlı tarihi bölge ve Nikola Tesla müzesiydi..


9 Aralık 2015 Çarşamba

DO IT YOUTHSELF: GET INSPIRED!


TARİH: 17-23 AĞUSTOS 2015
YER: MUNILLA,LA RIOJA , İSPANYA

  



4 farklı ülkeden ( İspanya, Belçika, Türkiye ve Slovakya) 10'ar katılımcıyı İspanya'nın şirin mi şirin bir köyünde buluşturan kültürel değişim programı.  Farklı ülkelerden genç bireylerin bir araya gelmesini sağlayan bu projede hem kendi ülkemizin kültür elçisi olma fırsatını bulup aynı zamanda yeni insanlar , yeni diller ve kültürler tanıma fırsatını da elde ettik. 

4 Aralık 2015 Cuma

Here Comes The Sun!

Merhabalar,

TREX'le tanıştıktan sonraki ilk projem İtalya'nın Vinci kasabasında gerçekleşen ''Here Comes The Sun'' projesi oldu. Estonya,İtalya,İspanya,Portekiz ve Türkiye olmak üzere 5 ülkeden toplam 30 katılımcı vardı. Kültürel oyunlar ve eğlenceli etkinliklerle dolu 9 günlük bu gençlik değişim programına gitmeden önce ingilizce konuşma kaygım vardı, çünkü ilk yurt dışı tecrübemdi. Fakat gider gitmez başta İtalya takımı olmak üzere tüm katılımcılar çok konuşkan ve sıcakkanlıydı.

                               

Konaklama alanımıza yerleşir yerleşmez konuşma kaygımı aşmış, diğer katılımcılarla kaynaşıp arkadaşlar edinmiş ve projenin tadını çıkarmaya başlamıştım. Kültürel oyunlar,kültürel geziler,her ülkenin kendi kültürünü tanıttığı kültürel geceler ve partilerle geçen bu 9 gün hayatımın unutulmazları arasına girdi :)

                           

Diğer 4 ülkenin yemekleri, şarkıları, dansları, oyunları, konuştukları dillerini ve kültürlerini öğrenip keyifli tecrübeler edindik. Kısa sürede o kadar alıştık ki birbirimize vedalaşırken ağlayanlar oldu. Henüz ilk katıldığım projede kendi yazdığım projeye ortak olacak arkadaşlarım oldu :)

                             

Katılımcıların hepsinin farklı ilgi alanları olması ve herkesin farklı disiplinlerden olması da yeni bilgiler öğrenip vizyonumun genişlemesine yardımcı oldu. Gitmeden önce benim için sadece hayalken Erasmus+ ve TREX-EVS sayesinde yakın planlarıma Avrupa turu hedefimi de ekledim.
Roma,Floransa ve Pisa gibi eşsiz yerleri gezip görme fırsatı buldum. Farklı ülkelerden hala internette görüştüğüm arkadaşlar kazandım.

                             

Ayrıca projenin bana en güzel getirilerinden biri de Trex'den ve projelerden kopamamam oldu :)
Siz de bir an önce Trex'le tanışın, farklı projelerde yer alarak kendinizi keşfedip yeni şeyler öğrenmenin tadına varın ! :)

Ahmet Murat

2015