18 Eylül 2017 Pazartesi

Gençlerimizin kaleminden: İtalya İzlenimleri


Değerli dostlar,

Kısa zaman önce Gökcan YÜCE arkadaşımızın İtalya'nın Vinci şehrinde gerçekleşen Migr-Action isimli projeye katıldıktan sonra hayatında nelerin değiştiğini anlattığı kısa yazısını sizlerle paylaşmıştık. Şimdi de, geç olsun güç olmasın diyerek, aynı projeye katılan Habibe, Gamze ve Gizem'in izlenimlerini her zaman olduğu gibi, kendi ağızlarından sizlerle paylaşıyoruz. 

------------

              MIGR-ACTION italya Vinci projesi içlerinde Türkiye'nin de olduğu beş farklı ülkeden gençlerin bir araya geldiği bir projeydi.  Benim erasmus+ ile katıldığım ilk proje ve hayatımdaki en büyük deneyimdi. İtalya'ya gidene kadar günlerin nasıl  geçeceği ve nasıl anlaşacağımız konusunda kaygılıydım. Türkiye grubuyla son dakikada tanışmamıza rağmen iyi bir uyum yakaladık. Oraya gittiğim ilk andan itibaren hiçbir anımız boş geçmedi. Birlikte oyunlar oynadık ve ortak hareket etmeyi, karar vermeyi öğrendik. Birbirimize kültürlerimizi, ülkemizi anlattık.  Hergün daha sıkı bir bağ kurduk ve daha iyi anlaşmaya başladık.  10 günün sonunda ayrılacağımız için hepimiz üzgündük. Orada tanıştığım farklı kültürden olan arkadaşlarımla hala iletişimdeyiz ve birbirimizi ziyaret edeceğimiz zamanı bekliyoruz. Gelecekte gidecegim projeleri heyecanla bekliyorum. Devamı kesinlikle gelmesi gereken bir deneyim!

                                                                                                                Gamze Mutlu




            Daha önce birçok projeye katılmıştım ama takım lideri olarak bir deneyim fırsatı ilk defa elde ettim. Vinci, dogasıyla ve Leonardo Da Vinci'nin dogdugu küçük şehir olarak oldukça güzeldi. Projemiz bu güzel yerde gerçekleşti. Oldukça eglenceli ve öğretici egitimlerle ,uluslararası düzeyde takım çalışmalarıyla etkili ve dolu dolu bir proje geçirdik. 

Emegi geçen herkese teşekkür ediyorum.

                                                                                                                 Habibe Mutlu




                                                                                                               

İtalya’nın Vinci kasabasında eğlenceli ve dolu dolu geçen bir proje geçirdim. Bu benim ilk Erasmus+ projemdi. İlk başta İngilizce konuşma ve farklı bir ortamda bulunacak olmam  gibi kaygılarım olsa da geriye dönüp baktığımda iyi ki katılmışım diyorum.:) Projenin konusu göç ve göçmenlik hakkındaydı. Bu konuyu eğitim, savaş ve ekonomik açıdan ele aldık ve bunlar üzerinde konuştuk. Bana her anlamda bir şeyler kattığını düşünüyorum. Bunlar harici birçok aktivite ve kültürel etkinlik yaptık. Projeye katılan herkes saygılı ve sıcakkanlıydı. Estonya, İtalya, Portekiz ve İspanya’dan birçok arkadaş edindim. Bu proje sayesinde unutamayacağım anılar biriktirdim. Öte yandan içimde hep yeni yerler görme ve yeni insanlar tanıma arzusu olduğundan farklı kültürleri tanımak benim için muhteşem bir duyguydu. 10. günün sonunda fark ettiğim şeylerden birisi de bu projenin hayatıma kattığı tecrübeydi sanırım. Projeyi düzenleyen ve katılmamı sağlayan herkese çok teşekkür ederim.


                                                                                                  Elçin Gizem KANMAZ




15 Eylül 2017 Cuma

Leaonardo Da Vinci'nin Sehrinden Haber Var!



Değerli Gençler!

İtalya'nın Vinci şehrinde gerçekleşen "Migr-Action" isimli gençlik değişimi projesine katılan Gökcan YÜCE'nin sizlere söyleyeceği birkaç şey var. Gökcan'ın deneyimlerini hiç değiştirmeden kendi ağzından sizlerle paylaşıyoruz, benzer hikayeleri tüm gençlerimizden duymak ve daha fazla gencimize hareketlilik imkanı sağlamak dileğiyle.

---------------------

Bugün projeden dönüşümün 14.günü ve ben hala projede yaşadığım mükemmel günlerin etkisindeyim. Aslında çok hızlı gelişti her şey. İkİ hafta içerisinde şansımın da yardımıyla dahil oldum projeye. Açıkçası giderken hiç bu şekilde hayal etmemiştim. Olaya biraz 10 günlük bir proje bana ne katabilir ki diye düşünürken, son 2 gün kala acaba projeyi uzatabilir miyiz ya durumda buldum kendimi:)

Baştan başlamak gerekirse İtalya’ya vardık, Lariss bizi karşıladı. Projenin gerçekleşeceği yere ulaştık ve direk projeye başka ülkelerden katılan katılımcılarla tanıştık. Ortam ilk başta çok tuhaf geldi, sonuçta bir Manastır’da kalacağız ve ben hayatımda kaç kere Kiliseye girdim onu bile bilmiyorum. Bir yandan ortam adaptasyonu, bir yandan çevreye ve arkadaşlara uyum sağlama sürecini kafamdan hesap ediyorum falan. Neyse 1 gün bile geçmedi baya kaynaştık diğer katılımcılarla, ki benim için bu tarz şeyler çok önemlidir.Eğer bulunduğum yerde iyi ilişkiler kuramazsam çok sıkıcı bir insan olabilirim : )

Zamanla beraber yani 2-3 içinde biz baya kaynaştık arkadaşlarla. Özellikle Portekizlilerle adeta kardeş haline geldim. Odalarında boş olan bir yatak ve dolabı benim için hazırlamışlardı ve ben bildiğiniz oda değiştirip Portekizlilerin odaya taşındım. Beraber bir sürü güzel olay yaşadık, birbirimize destek olduk, bu 10 günlük süre içerisinde her anın tadını çıkardık. Geri dönüp baktığım zaman çok güzel arkadaşlarım hatta sırlarımı paylaştığım kardeşlerim oldu. Artık biliyorum Portekizde’de bir evim var veya İspanya’da, Estonya’da da kapılarım var...
Projenin içeriğine gelirsek, Migr-action adında bir projeydi. Tahmin ettiğimden çok şey kattı gerçekten bana. Aktiviteler, ve yapılan sunumlar, hazırlanan projeler beni her anlamda geliştirdi, bakış açımı genişletti ve şuan öğrendiklerimi hayatıma uyarlamaya başladım.
Benim için en önemli konulardan bir tanesi ise yeni kültürler tanımaktı. Bu  anlamda belirli kültürleri yakından gözlemleme şansı elde ettim. Olaylara nasıl yaklaştıklarını, sorundan ziyade çözüme odaklandıklarını ve hayata, eğlenmeye, çalışmaya nasıl baktıklarını gördüm.
Aslında daha yazılacak çok şey var bende. Bunlar sadece kelimelere dökülen ufak kısmı. Hani bir klişe vardır ya ‘’Ölmeden okunması gereken 100 kitap’’ diye, işte bu okunması gereken 100 kitaptan, yaşanması gereken onca güzel şeyden bir tanesi oldu benim için...



                                                                                                                                
                                                                                                                         GÖKCAN YÜCE


26 Mayıs 2017 Cuma

EVS in VARNA, BULGARIA

TREX EVS is urgently looking for 2 MALE VOLUNTEERS willing to do a short term EVS in VARNA, BULGARIA.

The project will start in July and last for 3 months.

Our partner is "Balkan kids foundation", in Varna and the main focus of their activities are

disadvantaged children and youngsters. The volunteers will work in a foster home with children without parents, in a daily centre with children with mental  problems, blind people and children and poor children.

Check the infopack in attachment and then apply sending your CV and MOTIVATION LETTER to: 
info@trexevs.org

DEADLINE: 2nd of JUNE 2017
Don't miss this opportunity!


For any other question, don't hesitate to contact us!
 

infopack


24 Mayıs 2017 Çarşamba

EVS in LAS TOURS - FRANCE

ONLY FOR TURKISH PARTICIPANTS!
TREX EVS is urgently looking for 2 VOLUNTEERS willing to do a short term EVS in LAS TOURS, FRANCE.
1 volunteer from 05-07-2017 to 31-08-2017
and 1 volunteer from 01-09-2017 to 28-10-2017.
The volunteer will participate in the following activities:
- Helping to create, manage and distribute information on the organization and its commitment for the environment.
- Participation in daily life with the cleaning of the common showers area and cooking for everyone;
- Collaboration on party events and green buildings conducted by the structure projects;
- taking care of the green spaces watering plants, maintaining trees and vegetable garden. (2 times per week)
- delivering bread for the customers and taking care for their accommodation
- helping in organizing events throughout the year, especially during summer, to raise awareness about the environment and responsible actions, and at the same time to promote the centre;
- Developing a place dedicated to mobility information, explaining, sharing his experience as EVS to other young people, Supporting help desk of mobility.
Don’t miss this great opportunity, apply!!!
APPLICATION: Send your CV, MOTIVATION LETTER and APPLICATION FORM to : info@trexevs.org
Application form :https://drive.google.com/file/d/0B_QNXQq7b4njVk0zSzYzUlFmNkE/view?usp=sharing
DEADLINE: 1st of JUNE 2017
For any other question, don’t hesitate to contact us!

infopack : 

EVS in STRASBOURG - FRANCE

ONLY FOR TURKISH PARTICIPANTS!
TREX EVS is urgently looking for 2 VOLUNTEERS willing to do a short term EVS in STRASBOURG, FRANCE.
The project will start in 26TH JULY 2017 and will last for 1 MONTH.
Our partner is AMSED, they are working in the field of youth mobility and facilitating youth awareness about social issues. Check their infopack in attachment to get more info about all their activities!
Don’t miss this great opportunity, apply!!!
APPLICATION: Send your CV and MOTIVATION LETTER to : info@trexevs.org
DEADLINE: 1st of JUNE 2017
For any other question, don’t hesitate to contact us!


infopack

https://drive.google.com/file/d/0B_QNXQq7b4njeFpsTDYtV0RFUUE/view?usp=sharing

27 Aralık 2016 Salı

Strasbourg'dan haber var!

Derneğimizi temsilen ağ kurma toplantısına katılan Sinem KANMAZ arkadaşımızın ilk Fransa deneyimini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Sinem'in ağzından dinleyelim;


Merhaba!

Eski Avrupa Gönüllü Hizmeti Gönüllüleri Gençlik Derneği’ni temsil ederek katıldığım ağ kurma toplantısı için Fransa yollarına düştüm ve ortaklığımızı sürdürdüğümüz AMSED’in düzenlediği bu toplantıda Romanya,Sırbistan,Fas’taki organizasyonların temsilcileriyle tanışma fırsatım oldu. Yaklaşık 2 gün süren toplantıda ilk önce herkes kendi temsil ettiği organizasyon hakkında bilgiler verip genel olarak çalıştıkları projeler hakkında konuştu. Daha sonra gerçekleştirilen projeler sonrasında elde edilen kazanımların yayılımı hakkında neler yapılabileceğini tartıştık. 


Bir sonraki gün ise gündemde olan “European Solidarity Corps” hakkında konuşuldu ve sonrasında organizasyonlara ait ağ ve e-platformları inceleyip nasıl geliştirilebileceğini tartıştık. Gruplara ayrılıp ileri tarihte ulusal ajansa başvurulması planlanan üç projeyi inceleyip fikir alışverişinde bulunduk. Yaklaşık iki gün süren topantımız genel bir değerlendirmeyle son buldu.


Sinem KANMAZ

21 Kasım 2016 Pazartesi

İsveç'te dans ile tabuları yıkmak!






Merhabalar,

Bildiğiniz üzere dernek olarak gençlerimizin sosyal alanda olabildiğince aktif rol almalarını teşvik ediyor ve zaman zaman yurtdışında gerçekleşen gençlik faaliyetlerine katılmalarına destek oluyoruz. Bu defa istikamet İsveç'ti. Dört gencimiz dans temalı bir faaliyette yer almak üzere İsveç'te gerçekleşen gençlik projesine katılmak üzere Ağustos 2016'da yola çıktılar ve birçok tecrübe ve dostlukla geri döndüler. Bizler de onlara deneyimlerini paylaşmalarını rica ettik. Şimdi bizlere ilettikleri yazılarını hiç değiştirmeden sizlerle paylaşıyoruz. Sizi de benzer projelerde görmek umuduyla, iyi okumalar...



Büşra YILDIRGAN:

Benim için ‘Breaking Boundaries’ projesi gerçekten çok eğlenceli ve güzel bir proje oldu. Başta projeyi düzenleyenler olmak üzere katılan herkes çok güler yüzlü ve sevecendi. En büyük korkum çok iyi İngilizce konuşamadığım için iletişim kuramamaktı ama düşündüğümün aksine iletişim kurabildim ve bir sürü farlı kültürden farklı ülkelerden insanlarla tanıştım hepsini çok sevdim. Ninna ve Julia çok yardımcı ve çok sıcakkanlılar.
Projenin konusu da çok eğlenceliydi. Yeni dansçılarla tanışmamız, bale gösterisine gidişimiz, Stockholm Kültür Festivalinde bulunuşumuz asla unutamayacağım anılarım arasında. Gün içinde yaptığımız aktivitelerin ve bu projenin bana çok şey kattığını düşünüyorum. Bunların yanında İsveç çok güzel bir ülke. Projeyi düzenleyen ve gitmemizi sağlayan herkese çok teşekkür ederim. Hayatımda geçirdiğim en güzel on günden biriydi.



Bensu BERGAMALI:

Isveç-Stockholm'de gerçekleşen ikinci "Erasmus+"deneyimim olan "Breaking Boundaries Through Dance" isimli 10 günlük projeye katıldım.Ilk katıldığım proje Italya-Vinci'de gerçekleşmişti.2 projede bana ayrı ayrı bir çok şey kattı. 
Ilk olarak farklı kültürleri farkli insanları tanımanın büyük bir şans olduğunu düşünüyorum bu projelerle böyle bir fırsatı yakaladım.Ikinci olarak yurtdışı deneyimi; bunu açmak gerekirse her insan için kendi ülkesinden kendi kültüründen bambaşka yerlere gidip bambaşka insanlarla 10 gün vakit geçirmesi inanilmaz bir deneyim, özellikle de bu şansı yakalayan insanın 20-25 yaşlarda olması unutulmaz bir deneyim haline getiriyor.Her şeyden önce ailenden ve alıştıklarından uzakta olmak tek başına yapabileceklerinle yüzleştiriyor insanı yani bir bakıma özfarkindalik yaratiyor üstelik bunu bir amaç için yapıyor olmanın tadı bambaşka..üçüncü olarak "ufku genişlemek"deyimi vardır ya, tam olarak ne demek olduğunu böyle programlara katılarak anlayabiliyorsun, daha farklı açılardan bakmayı öğreniyor hayatını bambaşka açılardan birdaha gözden geçiriyorsun.Ayrıca her ülkeden gerçekten o 10 gün ile sınırlı kalmayan arkadaşlar ediniyosun ki bu muazzam bir şey:) sorumluluk, girişken olmak, takım olmak, ortak amaçlar uğruna çalışmak gibi kavramlar netleşiyor insanın kafasında ve bu kavramların ne anlama geldiğini, önemini uygulamalarla görüyorsun.Tüm bunları yaparken hayatının en güzel ve en eğlenceli günlerini geçiriyorsun ve belkide birdaha görme fırsatının olmayacağı yerleri gezme şansı yakalıyorsun.
Kısacası 2 projede benim için çok özeldi fakat son gittiğim projenin dans ile ilgili olması ve ikinci projem olmasının verdiği deneyim ve heyecan hayatımda unutmayacağım 10 gün geçirmemi sağladı. "Erasmus+" ile tanışmamı sağlayan ve bu projeye katılmamı sağlayan herkese çok teşekkür ederim.


Batıkan SİNCİ:

Stockholm’de Mavi Bir Ev;

Stockholm şehir merkezine metroyla 20 dakika uzaklıkta olan bir yerde 10 gün geçirdik gönüllü arkadaşlarımızla. Bu 10 gün içerisinde imkansızlıklar ve zorluklar hakkında deneyimlerimizi paylaştık, sorunlara çözümleri nasıl bulabileceğimizi ve sonrasında da bulduğumuz çözümleri hayata nasıl geçirebileceğimizi tartıştık. Projenin ana teması her ne kadar dans olsa da sanatın, tüm insanlığın ortak noktası olan duyguları ifade etmenin temel yolu olduğunun bilincinde olarak, sanat yoluyla dezavantajlı kişilere nasıl ulaşacağımızı, onları topluma nasıl kazandıracağımızı öğrendik.
Bilindiği üzere İsveç göçmen politikası sonucunda, son yıllarda en çok göç alan ülkelerden biri haline geldi.  Yazının başında da belirttiğim gibi başkent Stockholm’de merkezi sayılabilecek Tensta bölgesinde bulunan bu mavi ev, kısıtlı imkanlara sahip gençlere kapılarını karşılık beklemeksizin açıyor. Buraya gelen gençler dans eğitimi, kamera kullanımı, radyo yayını gibi farklı alanlarda kendilerini geliştirme imkânı buluyor. Devlet tarafından da desteklenen projenin içinde yıllar önce göç aracılığı ile İsveç’e gelip yerleşmiş, Afrika kökenli bir koreograf bile var.
İsveç, Fransa, Fas, Estonya, Türkiye, Ukrayna, Filistin ve Moldova’dan 32 gönüllüydük toplamda. Çok farklı kültürlerden paylaşımlarda bulunduk. Birbirimizi, kültürlerimizi ve informal eğitim hakkındaki bilgilerimizi paylaşma fırsatı yakaladık. Çalışmamızın sonu için güzel bir gösteri ve bir flashmob hazırladık. İlk gönüllü projem olduğu için epey heyecanlıydım fakat sanırım geçirilebilecek en iyi şekilde geçirdim bu 10 günü Stockholm’de mavi bir evde. Yazımın sonunda böyle “mavi ev”lerin çoğalmasını temenni ediyor ve bu projeye katılmamı sağlamış TREX EVS kuruluşuna çok teşekkür ediyorum.