28 Aralık 2011 Çarşamba

EŞİT OLMA ZAMANI GELMEDİ Mİ?


     Derneğimizden Ayşe Kavas ve ben 6 Aralık 2011 günü, İstanbul Hilton’da Dünya Bankası ve Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği bir toplantıya katıldık. Toplantının amacı Dünya Bankasının hazırlamış olduğu 2012 Dünya Kalkınma Raporu’nun duyurulmasıydı. 


Toplantının başlığı da “Cinsiyet eşitliği ve Kalkınma”. Önce Dünya Bankası’ndan gelen uzmanlar sonra da Bakan Fatma Şahin’in konuşmaları vardı programda sonrasında da konuya ilişkin bir panel düzenlendi. Panele hem özel sektörden hem sivil toplumdan konuşmacılar katıldı. Bir üniversite hocası ve ayrıca iki tane de müsteşar vardı. Dünya Bankasından gelen kişilerin panelin sonuna kadar kalıp konuşmaları dinlediğini, Fatma Şahinin konuşması sonrasında ilk arada ortamı terk ettiğini söylemem herhalde sizleri şaşırtmayacaktır. Ardında panelde konuşması için bıraktığı müsteşarların tabii ki erkek olması da bizi şaşırtmaz ama aklımıza acaba kadın bir bakanın sadece göstermelik olup olmadığı sorusunu getirir. Yani benim aklıma getiriyor en azından…

     Neyse Bakan Şahin Konuşmasında bol bol Türkiye’deki durumdan ve bugüne kadar hem hükümetin hem de yeni kurulmuş olmasına rağmen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının neler yaptığından bahsetti. Son on yılda elde edilen gelişmeler kesinlikle kayda değer ama maalesef yeterli değil ve iyi durumda olduğumuz anlamına da gelmiyor :) Zaten bunların yeterli olmadığını Bakan kendisi de dile getirdi. Tabi ben onun bizlerle paylaştığı istatistikleri tek tek vermektense aldığım notları sizlerle paylaşsam daha iyi olacak kanaatindeyim. Bakan dedi ki; toplumda cinsiyet eşitliğini sağlamak için üzerinde çalışılması gereken şu konular var;
 1-Eğitim
2-Kadın ve erkeklerin fırsat eşitliği
3-Sağlıkta fırsat eşitliği
4-İstihdam
5-Siyasal katılım
6-Şiddetle mücadele
     Bu başlıkların altını da bol bol istatistiklerle süsledi durdu. Sonra da konuşmasını geçenler de katıldığı bir projenin ismine istinaden şöyle bir cümleyle bitirdi. Beğendiğim için koyuyorum; "Gökyüzünün yarısı kadınlarındır, yeryüzünün yarısı da onların…"
     
     Aaa bu arada bahsetmeden geçemeyeceğim bir konu da Bakan konuşmasını yaparken katılımcılardan genç bir kadının ayağa kalkıp hükümet ve Bakan aleyhinde bağırmaya başlaması. Anında güvenlik ya da korumalardı bilemiyorum kadına müdahale edip ağzını kapatarak yaka paça dışarı çıkardılar. Bakan bir iki göstermelik cümle kurarak “Bırakın konuşsun arkadaşlar” dediyse de devamını getirmeyerek kadının ve arkadaşının dışarı çıkarılmasına bir şey demedi: S
     Panel kısmına gelince de kalan dinleyicilerin belki de yüzde doksandan fazlası kadındı. Gerçekten konuya hâkim ve bu alanda bir şeyler yapan farklı sektörlerden kadınlar vardı seyirciler arasında ve çok da güzel sorular soruldu. Ama dikkatimi çeken şey şu oldu ki sorulara karşı asla sorunun cevabını vermiyorlar: S Özellikle de müsteşar ve müsteşar yardımcısı devamlı devlet promosyonu yaptılar durdular. Belki çok eleştirel gelecek ama öyleydi. Mesela kadınlardan biri çok güzel bir proje fikri sundu ortaya ve özel sektörden olan beyefendiden destek istedi. Ama cevap o şirketin bugüne kadar yaptığı projelerin anlatılması oldu. Böyle olunca da insan umutsuzluğa kapılıyor. Güzel şeyler konuşuluyor bir yandan, iyi örnekler veriliyor ama alınması gereken yol un ne kadar uzun olduğunu ve bazı insanların tavırlarını görünce diyorsun ki olmayacak ya da biz göremeyeceğiz. Değişmesi değiştirilmesi gereken çok şey var  ama ilk değişmesi gereken zihniyet ve en zor olanı da bu maalesef: s
     Başka bir dikkatimi çeken şey de şu oldu; cinsiyet eşitliğinin kalkınmaya nasıl faydası olacak diye açıklamaya çalışırlarken hep ekonomik kazanımlardan bahsedildi. Sanki erkek egemen dünya anca bu yolla ikna edilebilirmiş gibi… Aslında öyle sadece ekonomik çıkarlar varsa ikna olurlar değil mi? Biz insan olduğumuz için eşit olsak peki nasıl olur? Bunu biraz düşüneli derim ben...



Büşra Güder
25 Aralık 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder