2 Eylül 2011 Cuma

DERSİM'İZ SANAT (Kültürler Arası Köprü: Başak Kültür Sanat Vakfı)




Başak Kültür Sanat Vakfı kurulduğu 2002 yılından bu yana, göç mağduru yüzlerce çocuk ve gencin yaratıcı sanat faaliyetleri içinde kişisel gelişimlerine katkı sunmaya devam ediyor.
Son dört yıldır Avrupa Gönüllü Hizmeti (AGH) kapsamında, Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen ve vakıfta gönüllü eğitmenlik yapan gençlerle birlikte yaratıcı sanat etkinlikleri daha da zenginleşmiştir.


AGH projesi, farklı kültürlerden gelen gençler arasında karşılıklı olarak bilgi ve deneyim paylaşımından beslenen ortak üretim ve aktivitelerle tanışma ve yakınlaşmayı amaçlamaktadır.
Bizler de Vakıf olarak AGH projesini, müzesi ve sineması olmayan, sanatsal faaliyetlerin çok sınırlı olarak gerçekleştiği ve çocuk ve gençlerin bu faaliyetlere katılamadığı kentlerin başında gelen Dersim’e taşımaya karar verdik.
Ulusal ajansın desteği ve Tunceli Belediye’sinin katkılarıyla gerçekleştirdiğimiz bu çalışmayla; Avrapa’dan İstanbul’a ve İstanbul’dan da Dersim’e uzanan bir sanat köprüsü kurmak istedik.
15 Haziran-1 Ağustos 2011 tarihleri arasında gerçekleşen Dersim’iz Sanat atölyesi; müzik, resim, seramik, tiyatro ve sinema dallarında toplam yüz katılımcıyla yürütülmüştür. Atölye bünyesinde Dersim’li çocuk ve gençlerin Avrupalı eğitmenler rehberliğinde hazırladıkları eser ve etkinliklerini Dersim Festivali’nin her noktasına taşıdık. İlk kez yaratıcı sanatsal ürünler oluşturan ve bu eserlerini, festival kapsamında doğrudan kitlelerle paylaşan çocuklarımızın sevinç ve coşkusu görülmeye değerdi. Örnek vermek gerekirse;
Kentin sorunlu tarihinin sembolü olan tarihi kışla binası,kuruluşundan itibaren kullanım şeklinin tersine şimdi bölgenin kültürel canlanmasına ev sahipliğini yapıyor.! İki katlı olup yaklaşık 80 dar gelirli ailenin barındığı kışlanın girişinde dört gün boyunca sergilenen, AGH gönüllüsü Tom Whitty ve çocukların yaptığı resimlerden oluşan sergiye ilgi büyüktü.

Yapılan etkinliklere karşı herkeste bir anne yüreği vardı. Herkes bir anne yüreği ile kucaklıyordu gönüllülerimizi. Kışlanın önünde ekmek yapıp satarak geçimini sağlamaya çalışan kadının gönüllülerimiz ile ekmeğini paylaşması, orda yaşayan ailelerin etkinlik aralarında ikramda bulunmaları sıcacık bir kucaklaşmanın başlangıç noktalarından bir parçaydı.
Verilen emeğin sahiplenmesinin güzelliğini izlerken duygulanmaktan alıkoyamıyorduk kendimizi. Kışla avlusundaki sergide, esen rüzgârın düşürdüğü tanıtım afişlerini, çocukların atölyeye ilişkin notlarını görenlerin hemen kaldırıp yerine asmaları, kışlada oturan dar gelirli ailelerin ışıklandırmadan temizliğine kadar sergiyi sahiplenmesi ve her gece toplanıp bir evde korumaya alınan resim sergisinin sabah olunca yine aynı kadınların yardımıyla kurulması sahiplenmenin göstergesinin bir parçasıydı.
Dersim halkının bu sıcak ilgisi, sanata gösterdikleri sahiplenme ve saygı anılmaya değer: “Tunceli’de olduğum için çok mutluyum, burada her nasılsa ruhum yeni taze duygularla doldu ve yeni şarkılar yaratmaya başladım” diyen Litvanyalı müzisyen Mindaugas Juknys ve “Uzun zamandır anlamlı çalışmalarını takip ettiğimiz Başak Sanat’ın bir projesine katkıda bulunmak ve vermeye çalıştığımızı almaya hevesli aydınlık insanlarla çalışma şansını yakalamak her şeyden önce bizim için büyük bir keyifti” şeklinde duygularını ifade eden oyuncu Derya Durmaz ve yönetmen Theron Patterson bu etkilenmeyi yoğun yaşayanlardandı.

31 Temmuz'da Kışla avlusunda gerçekleştirilen müzik performansında; sahnede enstrüman eşliğinde resim çizilirken özellikle yaşlı kadınların ilgiyle izlemeleri dikkat çekiciydi.
Dersim’e ilk kez gelen ve yöre hakkında bilgi sahibi olmayan Avrupalı gönüllü eğitmenlerimizin; bu etkinlikler boyunca farklı kültürler arasındaki kaynaşmayı, sanat aracılığıyla sıcak paylaşımları doğrudan dialoğu yaşamaları AGH projesinin Dersim’de amacına ulaştığını gösteren anlamlı bir tabloydu.
Saygılarımzla;
Başak Kültür ve Sanat Vakfı





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder